Tanık olarak usulüne uygun biçimde çağrıldığınız duruşmaya mazeret bildirmeden gitmezseniz zorla getirilmeniz ve gelmemenizin yol açtığı giderleri ödemeniz gündeme gelir. Hukuk davalarında bunlara ayrıca disiplin para cezası da eklenir. Ancak her arama veya mesaj, usulüne uygun bir tanık davetiyesiyle aynı sonucu doğurmaz. Hangi mahkemenin sizi çağırdığı ve çağrının nasıl yapıldığı önemlidir.
Bu nedenle “Bir kez gitmesem hiçbir şey olmaz” düşüncesi de “Gitmedim, kesin hapse gireceğim” kaygısı da durumu doğru anlatmaz. Gelememe mazereti, tanıklıktan çekinme ve tanıklık yapmayı hukuki bir neden olmadan reddetme birbirinden farklıdır. Duruşma günü gelmeden bu ayrımı yapmanız; günü kaçırdıysanız da dosyada sizin hakkınızda hangi kararın verildiğini öğrenmeniz gerekir.
Önce davetiyeyi ve hangi sıfatla çağrıldığınızı kontrol edin
Elinize gelen belgede mahkemenin adı, dosya numarası, duruşma yeri, günü ve saati ile hangi sıfatla çağrıldığınız gibi bilgileri kontrol edin. Bir davanın tarafı, şikâyetçisi veya sanığı olarak çağrılmanızla tanık olarak çağrılmanız aynı değildir. Yakınınızın davası diye çağrıyı yalnız ona iletilmiş bir davet gibi değerlendirmeyin; tanık davetiyesi sizin yerine getirmeniz beklenen bir göreve ilişkindir.
Ceza yargılamasında CMK 43, tanıkların çağrı kâğıdıyla çağrılmasını ve gelmemenin sonuçlarının bildirilmesini düzenler. Telefon, faks veya elektronik posta gibi araçlarla çağrı da yapılabilir. Fakat bu durumda çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz. Hukuk davalarında da HMK 243/3, telefon ve benzeri araçlarla davette gelmemeye bağlanan sonuçların uygulanmayacağını belirtir.
Yine de yalnızca telefonla arandığınızı söyleyip konuyu kapatmayın. Arama ilk davet mi, daha önce gönderilmiş bir davetiyenin hatırlatılması mı, bunu ayırın. Ayrıca ceza dosyasında verilmiş bir zorla getirme kararı, iletişim bilgileriniz bulunuyorsa telefon gibi araçlarla da bildirilebilir. Böyle bir kararın bildirilmesiyle henüz hiçbir işlem yapılmadan ilk kez telefonla tanık çağrısı yapılması aynı durum değildir.
Çağrının gerçekliğinden veya dosyanın size ait bilgilerle ilişkili olduğundan emin değilseniz, ilgili mahkemeden teyit alın. Hukuki sonuçları değerlendirmeden önce hangi belge ve işlemden söz edildiğinin netleşmesi gerekir. Bir kişinin “Seni tanık yazdım” demesiyle mahkemenin sizi belirli bir duruşmaya çağırması da birbirinden farklı aşamalardır.
Olay hakkında hiçbir şey bilmediğinizi düşünmeniz ise çağrıyı kendiliğinizden geçersiz saymanıza yetmez. Tanık olarak gösterilmeniz, bilmediğiniz bir olayı biliyormuş gibi anlatmanızı gerektirmez; gerçek bilgi durumunuzu mahkemeye açıklamanız gerekir. Ancak bunu, dosyayı veya duruşmayı hiç dikkate almama izni gibi yorumlamayın. Somut bir muafiyet, çekinme sebebi veya farklı dinlenme kararı yoksa usulüne uygun çağrının gereğini değerlendirmelisiniz.
Mazeretsiz gelmeyen tanık için ceza ve hukuk davasında ne olur?
Tanığın duruşmaya gelmemesine ilişkin sonuçlar, davanın türüne göre ayrılır. Ceza mahkemesindeki tanıklık için CMK 44; boşanma, iş veya tazminat gibi hukuk davalarındaki tanıklık için ise HMK 245 temel düzenlemedir. Aşağıdaki karşılaştırma, usulüne uygun çağrılmış ve mazeretini bildirmeden gelmemiş tanık içindir; kanundaki özel durumlar ayrıca değerlendirilir.
| Dava türü | Gelmemeye bağlanan temel sonuçlar | Para bakımından ayrım |
|---|---|---|
| Ceza davası | Zorla getirme ve gelmemenin sebep olduğu giderlerin ödetilmesi. | CMK 44, hukuk davalarındaki gibi ayrıca bir disiplin para cezası düzenlemez. |
| Hukuk davası | Zorla getirme, gelmemenin sebep olduğu giderler ve disiplin para cezası. | HMK 245 kapsamında disiplin para cezası da söz konusudur. |
Giderlerle para cezası aynı şey değildir. Gider, gelmemeniz nedeniyle doğan masrafa ilişkindir. Bu, dosyanın bütün yargılama masraflarının veya tarafların her türlü harcamasının otomatik olarak size yükletileceği anlamına gelmez. Disiplin para cezası ise hukuk davaları bakımından kanunda ayrıca öngörülen yaptırımdır. Bu ayrım yapılmadan her tanık için tek bir “duruşmaya gitmeme ücreti” söylemek yanıltıcıdır.
“İlk duruşmaya gitmezsem sadece uyarılırım, ancak ikinci kez gitmezsem zorla getirilirim” şeklinde genel bir güvence de yoktur. Kanundaki çağrı ve mazeretsiz gelmeme koşulları oluştuğunda zorla getirme gündeme gelebilir. İlk defa gitmiyor olmanız, tek başına bu sonucun uygulanmasını önleyen bir kural değildir. Hakkınızda ne işlem yapıldığını öğrenmek için dosyadaki karara bakılmalıdır.
Zorla getirme, tanıklık için adli makam önünde hazır edilmenizi sağlayan bir işlemdir. Tanıkken sırf bu karar nedeniyle sanık olduğunuz veya bir suçtan mahkûm edildiğiniz anlamına gelmez. Bu nedenle zorla getirme kararını görmeden, yalnızca bir yakının anlatımından “Hakkımda hapis cezası verildi” sonucuna varmayın.
Tanıklık veya yeminden yasal neden olmadan çekinmeye ilişkin yaptırımlar ise ayrı konudur. CMK 60 ve HMK 253 bu tür davranışlar için, koşullarına göre disiplin hapsi dâhil farklı sonuçlar düzenler. Bunları, bir duruşmaya gelmemenin her durumda doğrudan hapisle cezalandırıldığı şeklinde anlatmak doğru değildir. Gelmeme, çekinme hakkını kullanma ve hukuki neden olmadan tanıklığı reddetme ayrı incelenir.
Hastalık, iş veya yol engeli varsa mazeret nasıl bildirilir?
Duruşmaya gelemeyeceğinizi biliyorsanız bunu mümkün olduğunca önceden, sizi çağıran mahkemeye bildirin. Mazeretinizin dosyayla ilişkilendirilebilmesi için mahkemenin adı ve dosya numarası, kimliğiniz, çağrıldığınız gün ve gelememe nedeniniz açık olmalıdır. Yazılı bildirim yapmanız, ne istediğinizin ve hangi gerekçeyi sunduğunuzun anlaşılmasını kolaylaştırır.
Yalnız “İşim var” veya “Şehir dışındayım” demek yerine, o gün neden katılamadığınızı açıklayın. Engel ne zaman ortaya çıktı, hangi tarihlerde etkili, varsa bunu gösteren belge ne? Örneğin tedavi veya seyahat engeline ilişkin bir belgeniz bulunuyorsa, duruşma günüyle bağlantısını da belirtin. Bir belge sunulması, içeriği değerlendirilmeden bütün mazeretlerin kabul edileceği anlamına gelmez.
Varsayımsal olarak, duruşma tarihini öğrendikten sonra aynı güne denk gelen bir hastane yatışınız olduğunu düşünelim. Yatış tarihini ve gelememe durumunuzu mahkemeye açıklamanızla, duruşmayı kaçırıp haftalar sonra yalnızca “Rahatsızdım” demeniz aynı açıklıkta değildir. Buradaki amaç, sağlık durumunuz hakkında gereksiz ayrıntı vermek değil, o gün katılmanızı engelleyen durumu anlaşılır biçimde bildirmektir. Mazeretin hukuken nasıl değerlendirileceği mahkemeye aittir.
İş yoğunluğu veya kişisel programınız bakımından da otomatik bir muafiyet varsaymayın. Duruşma gününü işyerinize bildirmeniz ile mahkemeye mazeret sunmanız farklı işlemlerdir. İşyerinde izin konusunu konuşmuş olmanız, mahkemenin gelmemenizi uygun bulduğu anlamına gelmez. Benzer şekilde yalnızca sizi tanık gösteren kişiye veya onun avukatına gelemeyeceğinizi söylemiş olmanızın dosyaya bildirim yerine geçtiğini varsaymayın; mahkemeye neyin ulaştığını kontrol edin.
Gönderdiğiniz bildirimin veya dilekçenin dosyaya alındığını gösteren kaydı saklamanız yararlıdır. Ancak “Evrak alındı” bilgisi, “Mazeret kabul edildi” kararıyla aynı değildir. Talebiniz üzerine bir değerlendirme yapılıp yapılmadığını ve yeniden çağrılacağınız bir tarih belirlenip belirlenmediğini öğrenin. Özellikle duruşmaya az zaman kaldıysa, yalnız göndermiş olmakla yetinmeyip dosyanın durumunu teyit edin.
Sonradan ortaya çıkan ani bir engel varsa da durumu gecikmeden açıklayın. Kanunlar, gelmemeyi haklı gösteren sebeplerin sonradan bildirilmesini de düzenler. Fakat bu, önceden bildirebileceğiniz bir durumu bilerek açıklamadan duruşmayı kaçırmanın güvenli bir yol olduğu anlamına gelmez.
Tanıklıktan çekinme hakkı duruşmaya gitmemenize izin verir mi?
Tanıklıktan çekinmek, duruşmaya gelemeyecek olmakla aynı şey değildir. Mazerette, o gün katılmanızı engelleyen bir durumdan söz edersiniz. Çekinmede ise kanunun tanıdığı bir nedenle tanıklık yapmama veya belirli sorulara cevap vermeme hakkınızı ileri sürersiniz. Sadece davayla ilgilenmek istememeniz, bu iki durumdan birinin kendiliğinden oluştuğu anlamına gelmez.
Hukuk davalarında önemli bir özel hüküm vardır. HMK 252’ye göre çekinme sebebinizi ve bu sebebi haklı gösteren dayanağınızı, dinleneceğiniz günden önce yazılı olarak veya davet edildiğiniz duruşmada sözlü olarak bildirebilirsiniz. Çekinme sebebini ve dayanaklarını önceden bildirmiş tanık, belirtilen gün mahkemeye gelmek zorunda değildir. Bu nedenle “Çekinme hakkınız olsa bile her durumda önce duruşmaya gitmelisiniz” şeklindeki genel ifade, hukuk davaları bakımından eksiktir.
Ancak bu hüküm, kendinizce çekinme hakkınız olduğunu düşünüp hiçbir bildirimde bulunmadan çağrıyı yok saymanız demek değildir. Hangi kanuni nedene dayandığınız ve bunu destekleyen olgular açık olmalıdır. Mahkeme, HMK 252/3 kapsamında çekinmenin haklı olup olmadığını inceler. Önceden bildirimle o gün hazır bulunma yükümlülüğüne ilişkin düzenlemeyi, çekinme iddianızın artık incelenemeyeceği şeklinde yorumlamayın.
Yakınlık ilişkileri de bütün davalarda sınırsız bir çekinme hakkı sağlamaz. Hukuk davalarında HMK 248 ve devamındaki nedenler, 251. maddedeki istisnalarla birlikte değerlendirilir. Örneğin kanunda belirtilen bazı ailevi mali uyuşmazlıklara ilişkin vakıalarda çekinme hakkının istisnası vardır. Bu yüzden sadece “Taraf benim akrabam” demekle dosyanın özelliğine bakılmadan kesin sonuca gidilemez.
Ceza yargılamasında ise CMK 45, belirli yakınlık ilişkileri bakımından çekinme hakkını; CMK 48, kişinin kendisini veya kanunda belirtilen yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten çekinmesini düzenler. CMK 49 da gerekli görüldüğünde çekinmenin dayanağı olan olguların bildirilmesini öngörür. Hukuk davasındaki HMK 252/2 istisnasını, ceza dosyasına aynı biçimde uygulanıyormuş gibi varsaymayın.
Çağrıldığınız dosyada çekinme hakkınız olduğunu düşünüyorsanız, davanın türünü ve dayanağınızı netleştirerek bildirim yapın. Hakkın gerçekten mevcut olmasıyla, tanıklığı hiçbir yasal neden göstermeden reddetmek farklıdır. Mahkemenin çekinmeyi haklı bulmadığı durumlarda ortaya çıkabilecek sonuçları da göz ardı etmeyin.
Başka şehirdeyseniz ya da mahkemeye gidemeyecek durumdaysanız
Mahkemeye gidemeyecek durumda olmanız, her zaman tanıklığınızdan tamamen vazgeçileceği anlamına gelmez. Bazı koşullarda başka bir yerde veya farklı bir yöntemle dinlenmeniz mümkündür. Fakat nerede ve nasıl dinleneceğinizi, yalnız kendi tercihinizle değiştiremezsiniz. Çağrıldığınız duruşmaya gitmek yerine bulunduğunuz yerdeki başka bir adliyeye kendiliğinizden gitmeniz, talep edilen tanıklık işleminin yerine geçtiği varsayımını haklı kılmaz.
Hukuk davalarında HMK 259, hastalık veya engel nedeniyle gelemeyen tanığın bulunduğu yerde dinlenmesini düzenler. Mahkemenin yargı çevresi dışında bulunan tanığın, bulunduğu yer mahkemesince dinlenmesine de karar verilebilir. Bu ikinci yöntem, diğer mahkemeden dinleme işleminin yapılmasının istenmesi anlamına gelen istinabeyle ilgilidir. Dosyada böyle bir karar bulunup bulunmadığını ve size hangi dinlenme yerinin bildirildiğini öğrenmeniz gerekir.
Ayrıca HMK 246 kapsamında hâkim, gerekli görürse sözlü dinleme yerine tanığa yazılı cevap vermesi için soru kâğıdı gönderebilir. Bu, her tanığın kendi hazırladığı yazılı açıklamayı sunup duruşmaya gitmekten vazgeçebileceği anlamına gelmez. Yazılı cevaplar yetersiz bulunursa hâkim tanığı dinlemek üzere yeniden çağırabilir.
Ceza yargılamasında CMK 180, uzun ve önceden bilinmeyen bir süre boyunca duruşmada bulunmayı engelleyen hastalık veya benzeri nedenler ile yargı çevresi dışında bulunduğu için getirilmesi zor olan tanıkların dinlenmesine ilişkin koşullu yöntemler içerir. Kanun, bu kapsamda görüntülü ve sesli iletişim tekniğiyle dinlemeyi de düzenler. Ancak bunlar, başka şehirde yaşayan her tanığın otomatik olarak evinden bağlantı kuracağı genel bir sistem değildir.
Bu nedenle katılım engelinizi anlatırken sadece “Gelemiyorum” demek yerine, bulunduğunuz yeri ve engelin niteliğini açıklayın; farklı yerde veya yöntemle dinlenmenizin değerlendirilmesini isteyebilirsiniz. Sonrasında verilen kararı ve yeni çağrı bilgilerini takip edin. Talepte bulunmuş olmanızla, önceki duruşma çağrısının değiştiğinin bildirilmesi aynı aşama değildir.
Duruşmayı kaçırdıysanız neyi kontrol etmelisiniz?
Duruşmaya gitmediyseniz, yalnızca yeniden tebligat gelmesini beklemek yerine dosyada sizinle ilgili ne karar verildiğini öğrenin. Yeni bir dinlenme günü mü belirlendi, zorla getirme kararı mı verildi, gider veya disiplin para cezası hakkında işlem mi yapıldı? Bunlar farklı sonuçlardır. Duruşmada ne olduğunu yalnız sizi tanık gösteren kişinin anlatımından değil, dosyadaki işlem ve karar üzerinden netleştirmeniz yararlıdır.
Gelmemeyi haklı gösteren bir sebebiniz varsa, bunu tarihleri ve mevcut belgeleriyle mahkemeye açıklayın. CMK 44, zorla getirilen tanığın önceki yokluğunu haklı gösteren sebepleri sonradan bildirmesi halinde aleyhine hükmedilmiş giderlerin kaldırılmasını düzenler. HMK 245 de aynı durumda giderlerle birlikte disiplin para cezasının kaldırılmasını öngörür. Bu imkânın bulunması, sunduğunuz her gerekçenin kendiliğinden haklı sayılacağı anlamına gelmez; açıklamanızın dosyada değerlendirilmesi gerekir.
Örneğin yalnız “O gün gelememiştim” demekle, hangi engelin ne zaman ortaya çıktığını açıklamak arasında fark vardır. Çağrının size ne zaman ve nasıl ulaştığına ilişkin bir sorun olduğunu düşünüyorsanız bunu da ayrıca belirtin. Çağrı usulüne ilişkin itirazınızla, usulüne uygun bir çağrıya rağmen gelememe mazeretiniz aynı mesele değildir. Hangi duruma dayandığınız açık olmalıdır.
Yeni bir gün veya farklı bir dinlenme yeri bildirildiyse bu bilgiyi not edin. Mazeret dilekçesi vermiş olmanızın önceki kararları kendiliğinden ortadan kaldırdığını veya artık hiçbir çağrıya uymanız gerekmediğini varsaymayın. Mahkemenin değerlendirmesini ve size yapılan yeni bildirimleri takip edin.
Çağrınız ağır ceza mahkemesindense, ilk duruşmanın genel akışı ve tanıkların dinlenmesi hakkında bilgi edinmek de duruşma hazırlığınıza yardımcı olabilir. Ancak tanığın kendi çağrısındaki gün, saat ve yer bilgileri esas alınmalıdır.
Tanık davetiyeniz, mazeretiniz veya hakkınızda verilmiş bir kararın değerlendirilmesi için Avukat Tolga Çayırcı ile iletişime geçebilirsiniz. Buradaki açıklamalar genel bilgi verir; belirli bir mazeretin kabulü, yaptırımın kaldırılması veya farklı yerde dinlenme sonucu, somut dosya incelenmeden garanti edilemez.

