Sigortasız araç kazası sonrası tazminatı almak, zararın türüne göre doğru kanala başvurmayı gerektirir. Araç onarımı ve değer kaybı gibi maddi zararlar için kusur oranını netleştiren kaza tespit tutanağı, fotoğraflar ve servis orijinal faturalarıyla doğrudan sürücü ve işletene yönelirsiniz; kasko varsa zararınızı önce kendi poliçenizden çözmek pratik olabilir. Yaralanma veya vefat gibi bedeni zararlar söz konusuysa, karşı tarafta zorunlu trafik sigortası bulunmasa bile Güvence Hesabı üzerinden talep imkanı doğabilir ve sağlık belgeleri belirleyici olur. En sık yapılan hata, maddi hasar ile bedeni zarar ayrımını kaçırıp her kalemin aynı yerden ödeneceğini sanarak delilleri geç toplamaktır.
Sigortasızlık durumunu nasıl doğrularım ve hangi delilleri toplamalıyım?
SBM ve e-Devlet üzerinden poliçe sorgulama
Karşı tarafın “sigortasız” olduğunu netleştirmeden tazminat stratejisi kurmayın. İlk iş, kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortası poliçesinin kaza tarihinde yürürlükte olup olmadığını kontrol edin. En pratik yol, e-Devlet’teki “Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Trafik Poliçe ve Hasar Bilgileri Sorgulama” hizmetidir.
Ayrıca SBM’nin çevrim içi ekranlarında poliçe sorgulamaları ücretsizdir. Bu sorgudan poliçenin varlığı, başlangıç-bitiş tarihleri ve sigorta şirketi gibi temel bilgiler görülebilir. Ekran görüntüsü alın ve dosyanıza ekleyin.
Kaza yerinde fotoğraf, tanık ve kamera kayıtları
Sigortasızlık iddiası doğru olsa bile, tahsilatın anahtarı çoğu zaman kusur ve zarar ispatıdır. Bu yüzden olay yerinde mümkünse araçlar yerinden oynatılmadan önce (trafik güvenliğini tehlikeye atmadan) geniş açıdan ve farklı yönlerden fotoğraf alın. Araçların konumu, plaka, hasarın yakın planı, yol çizgileri, trafik levhaları, kavşak düzeni, fren izleri ve yol üzerindeki parçalar mutlaka görünür olsun.
Tanık varsa ad-soyad ve iletişim bilgilerini alın. Yakındaki iş yeri kameraları, site kameraları veya MOBESE gibi kayıtlar için de hızlı hareket edin. Kayıtlar kısa süre saklanabildiği için, mümkünse aynı gün yazılı şekilde talep edilmesini sağlayın.
Polis tutanağı hangi hallerde şart?
Sadece maddi hasarlı kazalarda taraflar bazı şartlarda kendi aralarında kaza tespit tutanağı tutabilir. Ancak belirli hallerde trafik zabıtasının (polis/jandarma) tutanak düzenlemesi gerekir. Uygulamada en kritik başlık şudur: Kazaya karışan araçlardan herhangi birinin geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası yoksa tutanak kolluk tarafından düzenlenmelidir.
Bunun yanında tek taraflı maddi hasarlı kaza, kamu aracının karışması, kamu malına ya da üçüncü kişiye ait eşyaya zarar verilmesi, sürücü belgesinin olmaması/yetersiz olması, alkol veya uyuşturucu şüphesi gibi durumlarda da polis çağırın. Yaralanma veya ölüm varsa zaten 112 ile birlikte kolluk süreci devreye girer.
Kazadan sonra resmî işlemler: tutanak, polis, sağlık raporu
Maddi hasarda kaza tespit tutanağı nasıl tutulur?
Kaza yalnız maddi hasarlı ise ve taraflar olayın oluş şeklinde anlaşabiliyorsa, kaza tespit tutanağını sürücüler kendi aralarında düzenleyebilir. Kanun da, yalnız maddi hasarlı kazalarda tarafların yazılı tespit yaparak ayrılabilmesine izin verir.
Tutanağı doldururken en kritik noktalar şunlardır:
- Tarih, saat, yer bilgisi ve plaka bilgileri eksiksiz olmalı.
- Araçların çarpışma noktaları doğru işaretlenmeli, kroki basit ama anlaşılır çizilmeli.
- Fotoğraflar tutanağı desteklemeli.
- Her sürücünün imzası olmalı. İmza yoksa tutanak genelde sorun çıkarır.
Taraflar anlaşamıyorsa “tutanak tutup geçme” yoluna zorlamayın. Bu durumda kolluk çağırmak ve resmi tespit yapılmasını sağlamak daha sağlıklıdır.
Yaralanmada hastane raporu ve adli kayıt süreci
Yaralanma varsa öncelik sağlık ve adli kayıttır. 112’yi arayın, acil servise başvurun. Trafik kazaları uygulamada çoğu zaman adli vaka olarak değerlendirilir ve buna göre kayıt açılır. Bu kayıt, sonradan tazminat dosyasında “yaralanma var mı, ne kadar, ne zaman” sorularını netleştirir.
Hastaneden mümkünse aynı gün şu belgeleri talep edin: muayene kayıtları, epikriz, görüntüleme sonuçları, reçete ve istirahat raporları. Yaralanmalı kazalarda genellikle kaza tespit tutanağı yerine kolluğun düzenlediği tutanak ve adli süreç esas alınır.
Kaçan araçta tespit ve şikayet süreci
Karşı araç kaçtıysa güvenliğinizi riske atıp takip etmeyin. Plakayı, aracın rengini, marka-modelini, kaçış yönünü not edin. Hemen 112 veya bulunduğunuz yere göre 155 Polis, 156 Jandarma hattına bildirin.
Kanun, yalnız maddi hasarlı kazada anlaşma yoksa olay yerinden izin almadan ayrılmayı sınırlayan bir çerçeve kurar. Bu nedenle “kaçma” olgusu, hem kusur tespitini hem de tahsilat ihtimalini doğrudan etkiler.
Aynı gün çevredeki kamera kayıtlarının korunması için (site, iş yeri, akaryakıt istasyonu) hızlıca talepte bulunun. Kolluk tutanağı, kamera görüntüsü ve tanık beyanı birlikte olduğunda kaçan aracın tespiti belirgin şekilde kolaylaşır.
Kaskom varsa hasarı nasıl yaptırırım, sonra karşı tarafa rücu nasıl olur?
Kasko hasar dosyası ve eksper süreci
Karşı taraf sigortasızsa, maddi hasarı hızlı çözmenin en pratik yolu çoğu zaman kasko hasar dosyası açmaktır. Kasko genel şartlarına göre, rizikoyu öğrendiğiniz tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde sigortacıya ihbarda bulunmanız beklenir. Bu yüzden “önce karşı tarafla konuşayım” diye günlerce beklemek genelde iyi fikir değildir. (Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları)
Hasar dosyası açıldıktan sonra zarar, sigortacı ile anlaşmayla veya sigorta eksperi aracılığıyla tespit edilir. Sigortacı, ihbar sonrası poliçede sayılmayan ek belgeler isteyecekse bunu kural olarak 3 iş günü içinde bildirmelidir. Bu aşamada sizden istenebilecek tipik belgeler: kaza tespit tutanağı veya polis tutanağı, fotoğraflar, ruhsat ve ehliyet bilgileri, servis ön teklifleri ve varsa tanık bilgileri.
Muafiyet, hasarsızlık indirimi ve rücu mantığı
Poliçenizde muafiyet varsa, hasarın belirli bir kısmı sizde kalır. Muafiyet tutarı veya oranı poliçede açık yazılmalıdır. Muafiyetin varlığı, “kasko ödemedi” anlamına gelmez; sadece ödemenin bir bölümünün sigortalı üzerinde bırakılmasıdır.
Hasarsızlık indirimi ise şirket uygulamalarına göre değişebilir. Bazı durumlarda hasar kaydı indirimi etkileyebilir, sonradan rücu ile tahsilat sağlanırsa yeniden değerlendirme yapılabilir. Bu noktada poliçe özel şartları belirleyicidir.
Rücu mantığı şudur: Sigortacı size ödeme yaptıktan sonra, ödediği tutar kadar sizin haklarınıza “halef” olur ve kusurlu tarafa yönelir. Kasko genel şartları, sigortacının rücu talebini önce ilgili risk için teminat sunan sigortacıya, teminat yoksa doğrudan sorumlu kişilere yöneltebileceğini düzenler. Karşı taraf sigortasızsa rücu çoğu zaman kusurlu sürücü ve araç işletenine karşı yürür. Bu süreçte sizden belge ve bilgi desteği istenebilir.
Servis, çekici ve ikame araç masrafları
Onarım için anlaşmalı servis seçimi süreci hızlandırabilir. Ancak nerede onarım yaptırırsanız yaptırın, sigortacının eksper tespiti ve onayı olmadan işleme başlamak, sonradan “gereksiz değişim” veya “fiyat ihtilafı” tartışması çıkarabilir.
Çekici ve ikame araç çoğu kaskoda “asistans hizmeti” veya ek teminat olarak gelir ve limit, gün sayısı, km sınırı gibi detaylar poliçeye göre değişir. Bu masrafları siz ödeyip sonra talep edecekseniz, mutlaka önceden sigortacıdan yazılı onay alın ve fatura, kira sözleşmesi, teslim tutanağı gibi belgeleri dosyalayın.
Kaskom yoksa maddi hasarı kimden ve nasıl tahsil ederim?
Kusurlu sürücü ve araç işletenine başvuru
Kaskonuz yoksa, araç onarım bedeli, çekici, park, değer kaybı gibi maddi zararlar için hedef genelde iki kişidir: kusurlu sürücü ve araç işleteni. İşleten çoğu zaman aracın sahibi gibi düşünülür ama her zaman aynı kişi olmayabilir. Araç şirket adına kayıtlı olabilir, kiralama veya uzun süreli kullanım ilişkisi olabilir. Bu yüzden ruhsat bilgisi ve tescil kaydı önemlidir.
Başvuruya geçmeden önce talebinizi “rakamlandırın”. Servis faturası, parça-işçilik dökümü, çekici faturası ve gerekiyorsa değer kaybı raporu gibi belgelerle net bir tutar çıkarın. Sonra sürücüye ve işletene ayrı ayrı, yazılı şekilde ödeme talebi gönderin. Uygulamada noter ihtarnamesi veya iadeli taahhütlü gönderim tercih edilir. Talepte kaza tarihi, yer bilgisi, plaka, kusur dayanağı (tutanak, polis evrakı) ve IBAN açıkça yer almalı.
İhtar, uzlaşma ve ödeme planı ile tahsil
Sigortasız dosyalarda tahsilatın en hızlı yolu çoğu zaman uzlaşmadır. Karşı taraf ödeme niyetindeyse, yazılı bir protokol yapın. Şunlar net olsun: toplam borç, taksit tarihleri, gecikme halinde uygulanacak faiz/masraf, ödemenin hangi hesaba yapılacağı.
Kısmi ödemelerde “ibraname”yi erken vermeyin. Ödeme tamamlanmadan “tüm haklarımdan feragat ettim” gibi ifadeler, sonradan bakiye istemenizi zorlaştırabilir. Eğer karşı taraf borcu kabul ediyorsa, bu kabulün yazılı hale gelmesi icra ve dava aşamasında elinizi güçlendirir.
Dava ve icra yoluna gitme şartları
Ödeme gelmezse iki ana yol vardır: icra takibi ve tazminat davası. Elinizde mahkeme kararı yokken, para alacağı için ilamsız icra başlatabilirsiniz. Borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederse takip durur. Bu durumda çoğu dosyada itirazın iptali veya alacak davası ile süreci devam ettirmek gerekir.
Dava yolunda görevli mahkeme ve usul, olayın özelliklerine göre değişebilir. Uygulamada doğru mahkemeyi, talep kalemlerini ve delil stratejisini baştan kurmak tahsil şansını artırır. İcra sürecinin temel çerçevesi için İcra ve İflas Kanunu metni yol göstericidir.
Güvence Hesabı hangi zararları karşılar, araç hasarını öder mi?
Bedeni zararlar: tedavi, iş göremezlik, destekten yoksun kalma
Güvence Hesabı, trafik sigortasının sağladığı korumanın “boşta kaldığı” bazı durumlarda devreye giren bir fondur. Uygulamada en çok bedeni zararlar için gündeme gelir. Bedeni zarar denince; tedavi sürecindeki giderler, geçici veya kalıcı iş göremezlik nedeniyle gelir kaybı ve kaza ölümle sonuçlandıysa hak sahiplerinin destekten yoksun kalma zararları öne çıkar.
Önemli sınır şudur: Güvence Hesabı, bir sigorta şirketi gibi sınırsız ödeme yapmaz. Ödemeler, ilgili zorunlu sigortanın yürürlükteki teminat limitleri ile sınırlıdır. Güvence Hesabı da kendi SSS sayfasında, Hesaptan kural olarak bedeni zararların talep edilebildiğini açıkça belirtir. Güvence Hesabı sıkça sorulan sorular sayfası bu konuda iyi bir kontrol noktasıdır.
Kaçan veya tespit edilemeyen araçta devreye girmesi
“Vur-kaç” dosyalarında temel sorun, kusurlu aracın ya da sürücünün tespit edilememesidir. Sigortacılık Kanunu m.14, sigortalının tespit edilememesi halinde kişiye gelen bedeni zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceğini düzenler. Bu yüzden polis tutanağı, soruşturma evrakı, kamera kayıtları ve tanık beyanları kritik hale gelir.
Aynı madde, sigortasız araçların neden olduğu bedeni zararlar için de Güvence Hesabını işaret eder. Yani karşı tarafın trafik sigortası yoksa, yaralanma veya ölüm gibi bedeni zararlar yönünden “başvuru kapısı” tamamen kapanmış olmaz.
Araç maddi hasarında neden çoğunlukla kapsam dışı?
Araç onarım bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti gibi kalemler, sigortasız veya kaçan araç senaryosunda Güvence Hesabından çoğu zaman istenemez. Çünkü kanun, bu hallerde Hesabın sorumluluğunu ağırlıklı olarak bedeni zarar ile sınırlar.
İstisna, pratikte nadir görülen bir başlıktır: Sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle ruhsatının iptali veya iflası halinde, Güvence Hesabı hem maddi hem bedeni zararlar için sorumlu olabilir (Sigortacılık Kanunu m.14/2-c). Bu ayrım yüzünden, sigortasız kazada araç hasarı için çoğu dosyada doğru yol; kusurlu sürücü ve işletene yönelmek veya kasko varsa önce kaskodan ilerlemektir.
Güvence Hesabı başvurusu nasıl yapılır, hangi belgeler gerekir?
Kimler başvurabilir, nereye başvurulur?
Güvence Hesabı başvurusu kural olarak hak sahibi tarafından yapılır. Vekil aracılığıyla takip edilecekse, başvuru “vekil” sıfatıyla da yapılabilir ve vekaletname eklenir.
Başvuru için iki pratik kanal vardır: En hızlı yöntem, Güvence Hesabı’nın Hasar Başvurusu ekranından online dosya açıp belgeleri sisteme yüklemektir. Dilerseniz yazılı dilekçe ve ekleriyle Güvence Hesabı’na doğrudan da başvurabilirsiniz. Kurumun iletişim ve adres bilgileri sitesinde yer alır.
Başvuruyu yaparken “kaza türü” seçimi önemlidir. Sigortasız araç (poliçesiz), plakası tespit edilemeyen araç veya çalıntı araç gibi seçenekler, istenecek evrakın içeriğini etkiler. Bu yüzden kaza tutanağı ve adli evrakı baştan düzenli tutmak gerekir.
Gerekli evraklar: tutanak, rapor, kusur, gelir ve ödeme belgeleri
Güvence Hesabı belge listesini zararın türüne göre ayırır. Uygulamada en çok karşılaşılan başlıklar şöyledir:
- Destekten yoksun kalma (ölüm) taleplerinde: vekaletname (varsa), kişisel veri rıza beyanı, kaza tespit ve ifade tutanakları (varsa bilirkişi/keşif/mahkeme kararı), veraset ilamı, ölüm belgesi ve varsa ölü muayene-otopsi raporu, güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği, ölenin kaza tarihindeki gelir belgesi.
- Sürekli sakatlık taleplerinde: vekaletname (varsa), kişisel veri rıza beyanı, kaza ve adli evrak, kaza tarihindeki mevzuata uygun sağlık kurulu (maluliyet) raporu, epikriz, genel adli muayene raporu, tüm tetkik-tedavi belgeleri, SGK hizmet dökümü ve gelir belgeleri.
- İstisnai olarak maddi zarar (iflas/ruhsat iptali gibi hallerde): poliçe sureti, kaza tespit tutanağının tasdikli örneği, eksper raporu, varsa mahkeme kararı, hasarı sizin ödediğinizi gösteren ödeme belgeleri.
Eksik belge, inceleme ve ödeme süreci
Dosyada eksik evrak varsa inceleme uzar. Bu nedenle sisteme yüklediğiniz her belgenin okunaklı olmasına ve tek dosyada “karma” yapmamaya dikkat edin. Gerekli belgeler tamamlandığında Güvence Hesabı, incelemesini yapar ve uygun görürse ödemeyi banka aracılığıyla hak sahibine gerçekleştirir. Online başvuruda ayrıca dosya yükleme formatları ve zorunlu alanlar (örneğin talep dilekçesi ve kaza evrakı) baştan kontrol edilmelidir.
Zamanaşımı süreleri ve iki tarafın da sigortasız olduğu durumlar
Tazminat taleplerinde süreler nasıl işler?
Sigortasız kazalarda “zamanında hareket etmek” çok daha kritiktir. Çünkü sigorta şirketi olmadığında tahsilat zaten zorlaşır, bir de süre kaçarsa hak tamamen kaybolabilir.
Araç hasarı gibi maddi zarar taleplerinde temel süre rejimi, 2918 sayılı Kanun’un zamanaşımı maddesinde yer alır. Buna göre zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde talepte bulunulması gerekir. Fiil suç oluşturuyorsa ve ceza hukukunda daha uzun bir süre öngörülmüşse, bu daha uzun süre maddi tazminat açısından da etkili olabilir. (2918 sayılı Kanun PDF)
Haksız fiil kaynaklı genel rejimde de benzer şekilde öğrenmeden itibaren 2 yıl ve her hâlde fiilden itibaren 10 yıl yaklaşımı vardır. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu PDF)
Her iki taraf sigortasızsa sorumluluk ve tahsil riski
Her iki tarafın da sigortasız olması, kusur sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kusurlu olan taraf, sürücü olarak ve çoğu durumda işleten olarak tazminatla muhatap olur. Ancak pratikte asıl problem tahsil riskidir: Karşı tarafın malvarlığı yoksa, gelirine haciz uygulanamıyorsa veya araç başkasının üzerindeyse süreç uzar.
Bir diğer risk de karşı taleptir. Siz de sigortasızsanız, karşı taraf kusur iddiasıyla size yönelip mahsup veya karşı dava yoluna gidebilir. Bu yüzden kusur ve zarar delillerinin baştan güçlü kurulması gerekir.
Değer kaybı ve araç mahrumiyeti talepleri kime yöneltilir?
Karşı taraf sigortasızsa değer kaybı ve araç mahrumiyeti (kullanım kaybı) talepleri, kural olarak sigorta şirketine değil doğrudan kusurlu sürücüye ve işletene yöneltilir. Talebi somutlaştırmak için onarım faturaları, fotoğraflar, varsa ekspertiz raporu ve aracın kaç gün kullanılamadığını gösteren kayıtlar (servis giriş-çıkış tarihleri, çekici fişi, ikame araç faturası) dosyada olmalıdır.
Bu kalemlerde “Güvence Hesabı öder” beklentisi çoğu dosyada doğru çıkmaz. Bu nedenle muhatabı doğru seçmek ve süreyi kaçırmadan başvuru yapmak belirleyicidir.

