Maaş haczi, borcun ücretinizden düzenli kesintiyle tahsil edilmesidir ve kural olarak borç kapanana kadar sürer; bu işlem varken alacaklı başka malvarlığına da yönelebilir. İcra takibi kesinleşip talep geldiğinde önce banka hesapları, araç veya taşınmaz gibi kalemler araştırılır; konuta gidilmesi otomatik değildir ve adres kayıt sistemindeki konut için konutta haciz kararı mahkeme onayıyla uygulanır. Eve gelinse bile para, ziynet veya antika gibi kıymetli şeyler dışındaki ev eşyası çoğu durumda korunur; haciz tutanağı düzenlenir ve uygun görülen mallar muhafaza altına alınabilir. En yaygın hata, kesinti başlayınca dosyanın kapandığını sanıp tebligatı ve kalan borcu takip etmemektir.
Maaş haczi sürerken konuta menkul haczi hangi hallerde gelir?
Alacaklı aynı anda birden fazla haciz yürütebilir mi?
Evet. Maaş haczi başlamış olsa bile alacaklı, aynı icra dosyasında veya farklı dosyalarda başka haciz yollarını da talep edebilir. Uygulamada “maaştan kesiliyor, başka haciz yapılamaz” gibi bir kural yoktur. Maaş ve ücretler zaten kanunen kısmen haczedilebilen gelirlerdir. Bu yüzden alacaklının, alacağını daha kısa sürede tahsil etmek için banka hesabı, araç, taşınır mal ve uygun şartlarda konuta menkul haczi gibi işlemleri birlikte yürütmek istemesi mümkündür.
Bununla birlikte hacizde temel ilke, borcu aşacak ölçüde haciz yapılmamasıdır. İcra müdürü, alacak miktarını açıkça aşan “taşkın haciz” riskini gözetmek zorundadır.
Maaştan kesinti varken eve haciz gelme ihtimali neye bağlı?
“Maaş haczi varken eve haciz gelir mi?” sorusunun cevabı çoğu zaman dosyanın matematiğine ve tahsilat riskine bağlıdır. Şu durumlarda konuta menkul haczi talebi daha sık görülür:
- Borç yüksek, maaştan kesinti düşükse (borcun kapanması çok uzuyorsa),
- Borçlu sık iş değiştiriyorsa veya işten ayrılma ihtimali varsa (maaş haczinin kesilme riski),
- Borçlunun maaşı dışında tahsil edilebilir malvarlığı olabileceğine dair emare varsa (ziynet, nakit, değerli eşya gibi),
- Aynı borçlu hakkında birden fazla takip varsa ve alacaklı “bekleme” yerine tahsilatı hızlandırmak istiyorsa.
Özetle: Kesinti devam ederken de alacaklı konuta haciz isteyebilir. Ancak konuta giriş ve konutta haciz, 2026 itibarıyla İİK 79/a kapsamındaki usule tabidir ve “hemen gidilip her zaman işlem yapılır” şeklinde otomatik bir süreç değildir.
“Eve haciz otomatik engellenir” yanılgısı
En yaygın yanılgı, “maaş haczi konulunca eve haciz otomatik engellenir” düşüncesidir. Maaş haczi, sadece tahsilatın bir yöntemidir. Dosya kapanmadıkça faiz ve masraflar işlemeye devam edebilir. Bu nedenle alacaklı, alacağını güvenceye almak için ek hacizler isteyebilir.
Diğer taraftan “eve haciz geldiyse evdeki her şey gider” korkusu da genellikle abartılır. Konutta hacizde hem haczedilemeyen eşyalar hem de ölçülülük ilkesi devreye girer. Ev eşyası haczinin her dosyada pratik bir tahsilat yolu olmadığı durumlar da az değildir.
Konutta haciz işlemi nasıl yapılır, hâkim onayı gerekir mi?
İİK 79/a kapsamında konuta giriş şartları
2026 itibarıyla borçlunun konutunda menkul haczi yapılabilmesi için, icra müdürünün “burası konuttur” tespitinden sonra verdiği haciz kararının icra mahkemesince onaylanması gerekir. Bu onay gelmeden, “konutta haciz” kapsamında işlem yapılmaz. Mahkeme dosya üzerinden inceleme yapar ve en geç üç gün içinde karar verir. Konut olmadığı anlaşılırsa konutta hacze dair karar kaldırılır ve icra müdürü talep hakkında yeniden değerlendirme yapar.
Önemli bir ayrım daha var: Bir yer “konut değil” diye işlem yapılırken, haciz sırasında aslında konut olduğu ortaya çıkarsa ve borçlu da rıza göstermezse işlem durur. Süreç, yine 79/a’daki onay mekanizmasına döner. İhtiyati hacizde ise 79/a hükmü uygulanmaz. Konutta haciz düzenlemesinin kanunlaşma bilgisine TBMM kanun sayfasından ulaşılabilir.
Haciz sırasında kimler bulunur, tutanak nasıl tutulur?
Haczi yapan kişi icra müdürü veya icra memurudur. Genelde alacaklı ya da vekili de hazır olur. Borçlunun evde bulunması şart değildir. Borçlu yoksa da haciz yapılabilir.
İşlemin temeli haciz tutanağıdır. Tutanakta adres, tarih-saat, hazır bulunanlar, haczedilen malların ayırt edici özellikleri ve mümkünse kıymet takdiri yer alır. Hangi eşyaların haczedildiği, hangilerinin evde “yediemin” olarak bırakıldığı veya muhafazaya alındığı da tutanağa yazılır. Tutanak imzalanır ve uygun şekilde ilgililere örneği verilir.
Çilingir ve kollukla kapı açılması ne zaman olur?
Konut kapısının çilingirle açılması, genelde borçlu kapıyı açmıyorsa veya evde kimse yoksa gündeme gelir. Burada iki kritik nokta vardır: İşlemin konut olduğuna dair tespit ile 79/a kapsamındaki mahkeme onayının bulunması ve zorlamanın gerçekten gerekli olması.
Kilitli oda, dolap gibi yerler için de borçludan açması istenebilir. Açılmazsa zorla açma yoluna gidilebilir. Kolluk desteği ise güvenlik, kamu düzeni veya fiilen zor kullanma ihtiyacının doğduğu hallerde devreye girer. Uygulamada çilingir ve kolluk, “ilk tercih” değil; çoğu dosyada son aşama olarak düşünülür.
Evde hangi eşyalar haczedilemez, “lüzumlu eşya” sınırı nedir?
İİK 82’ye göre temel haczedilemezler
Ev haczinde en kritik koruma, İcra ve İflas Kanunu’nun haczedilemeyen malları sayan düzenlemesidir. Konut içindeki eşyalar bakımından pratik sonuç şudur: Para, kıymetli evrak, altın, mücevher, antika ve “süs eşyası” gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyaları ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyaları kural olarak haczedilemez. Bu çerçeve İİK m.82 içinde yer alır.
“Lüzumlu eşya” sınırı, evin yaşanabilirliğini ve ailenin asgari düzenini korumayı hedefler. Bu yüzden yatak, gardırop, oturma grubu, buzdolabı, çamaşır makinesi, fırın gibi günlük hayatın temel eşyaları çoğu dosyada haciz dışı kalır. Ancak eşyanın niteliği ve değeri önemlidir. Aşırı lüks veya yüksek bedelli bir eşya söz konusuysa, sistem “tamamen dokunulmaz” yaklaşımı yerine, gerekirse satış yapılıp borçlunun haline münasip bir kısmın kendisine bırakıldığı bir denge kurabilir.
“Çift eşya” kuralı hangi durumlarda uygulanır?
Uygulamada tartışma genelde “aynı ihtiyacı gören birden fazla eşya”da çıkar. Evde aynı işe yarayan iki televizyon, iki buzdolabı ya da iki çamaşır makinesi gibi durumlarda icra müdürlüğü, ihtiyacı karşılayacak bir adedin evde kalmasını; “ihtiyaç fazlası” olanın ise haczini değerlendirebilir. Buradaki ölçü, gerçekten yaşam için gerekli olan seviyeyi aşmamak ve taşkın haciz yapmamaktır.
Çocuk eşyaları, çalışma araçları, sağlık cihazları
Çocukların günlük ihtiyaç eşyaları da “kişisel eşya” ve “aile düzeni” kapsamında ele alınır. Beşik, çocuk yatağı, bebek arabası, mama sandalyesi gibi eşyalar çoğu olayda hacze konu edilmez.
Borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için zorunlu alet, edevat ve kitaplar da korunur. Burada amaç, borçlunun gelir elde etmesini tamamen imkansız hale getirmemektir.
Sağlık açısından zorunlu cihazlarda ise yaklaşım daha da hassastır. Tekerlekli sandalye, işitme cihazı, solunum cihazı gibi yaşamsal nitelikteki ekipmanlar, “lüzumlu” kabul edildiği ölçüde hacze karşı güçlü şekilde korunur. Bu tür bir eşya hacze yazılırsa, aynı gün içinde tutanağa şerh düşmek ve süresi içinde şikayet yolunu değerlendirmek önem taşır.
Evde hangi eşyalar haczedilebilir, uygulamada en çok neye bakılır?
Ziynet, nakit, değerli elektronik ve lüks eşyalar
Konutta menkul haczinde temel yaklaşım şudur: Haczedilemeyen “zorunlu” eşyalar dışında kalan ve borcu karşılamaya elverişli görülen taşınırlar hacze konu olabilir. Uygulamada icra memurları, paraya çevrilmesi kolay ve saklanması mümkün kalemlere daha çok odaklanır.
En sık karşılaşılanlar:
- Nakit para ve döviz,
- Altın, gümüş ve diğer kıymetli şeyler (ziynet benzeri değerli eşyalar dahil),
- Kıymetli evrak ve hamiline yazılı senetler.
Bu kalemlerin haczedilmesi halinde, Kanun “icra dairesi muhafaza eder” diyerek bunların fiilen teslim alınmasına işaret eder.
Değerli elektronik ve lüks eşyada ise iki filtre devreye girer: Eşyanın zorunlu ihtiyaç sayılıp sayılmadığı ve eşyanın açık biçimde lüks olup olmadığı. Örneğin evde tek bir “ihtiyacı karşılayan” cihaz ile aynı işlevi gören pahalı ve fazla sayıda cihaz arasında pratikte farklı değerlendirme yapılabilir.
Araç, banka hesabı ve diğer malvarlığına ek haciz
Eve haciz ihtimali konuşulurken şunu kaçırmamak gerekir: Alacaklı, alacağını karşılayacak miktarla sınırlı olmak üzere borçlunun menkul mallarına, gayrimenkullerine, alacak ve haklarına haciz isteyebilir. Bu nedenle uygulamada konuta gitmeden önce veya konutla birlikte;
- banka hesaplarına,
- araca (sicile işlenen haciz kaydı gibi),
- borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarına
yönelinmesi de sık görülür. Konut haczi çoğu dosyada “ilk adım” değil, diğer yollarla tahsilat sınırlı kaldığında gündeme gelen bir adımdır.
Haczedilen eşya hemen götürülür mü, yediemin ne demek?
Her haciz “eşyanın hemen kamyona yüklenmesi” demek değildir. Kanuna göre para, kıymetli evrak ve kıymetli şeyler icra dairesince muhafaza edilir. Diğer taşınırlar ise, masrafı peşinen alacaklıdan alınarak muhafaza altına alınabilir.
Yediemin, haczedilen malın geçici olarak teslim edildiği, onu korumakla yükümlü kişidir. Eşya bazen depoya alınır; bazen de alacaklının muvafakatiyle, istenildiğinde teslim edilmek üzere borçlunun yanında veya üçüncü kişi nezdinde yediemin olarak bırakılabilir. Bu ayrım, eşyanın değerine, kaçırılma riskine ve muhafaza masraflarına göre değişir.
Maaş haczi ve emekli aylığı kesintisi hangi oranlarda olur?
Özel sektör ve kamu çalışanında maaş haczi sınırı
Maaş haczinde temel kural, borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli kısım korunurken, kalan kısımdan kesinti yapılabilmesidir. Uygulamada özel sektör çalışanı ve kamu personelinde en sık görülen oran maaşın 1/4’ü (yüzde 25) olur. Birden fazla icra dosyası varsa, kesinti oranı genelde artmaz. Hacizler çoğunlukla sıraya girer ve aynı anda hepsine birden 1/4 üzerinden kesinti yapılması yerine dosyalar arasında sıra ve öncelik kurulur.
Bazı alacak türlerinde (özellikle nafaka) kesinti düzeni farklı kurulabilir. Bu nedenle “her dosyada mutlaka 1/4 olur” gibi kesin bir yaklaşım yerine, dosya türüne ve icra müdürlüğü kararına bakmak gerekir. Maaş haczinin temel çerçevesi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu içinde yer alır.
Emekli maaşında haciz hangi hallerde mümkün?
Emekli aylıkları için koruma daha güçlüdür. 5510 sayılı Kanun gereği, emekli gelir, aylık ve ödenekleri kural olarak haczedilemez. İstisna olarak nafaka borçları ve SGK’nın takip ve tahsil ettiği alacaklar bakımından haciz gündeme gelebilir.
Bunun dışında, emekli aylığına haciz uygulanabilmesi çoğu durumda borçlunun açık muvafakatine bağlanır. Muvafakatın ne zaman ve nasıl alındığı, uygulamada uyuşmazlığın merkezindedir. İcra dosyanızda “muvafakat var” deniyorsa, belgenin içeriğini ve tarihini mutlaka kontrol edin.
Maaş haczi varken banka hesabına bloke konur mu?
Evet, konabilir. Maaş haczi işverenden kesinti yapılmasıdır. Bu kesinti varken alacaklı ayrıca banka hesaplarına haciz isteyebilir ve banka hesap bakiyesine bloke uygulanabilir.
Ancak hesabın bir “maaş hesabı” olması, uygulamada ayrı bir tartışma doğurur. Hesaba yatan paranın ücret niteliği ve haczedilebilir kısmı dikkate alınmadan tüm bakiyeye bloke konulması halinde, dosyaya göre şikayet ve itiraz yolları gündeme gelebilir. Burada hızlı hareket etmek önemlidir çünkü icra hukukunda süreler genelde kısadır.
Aile evi ve üçüncü kişiye ait eşyalar hacizde nasıl korunur?
Eşin, anne babanın veya ev sahibinin eşyası sayılır mı?
Hacizde temel prensip şudur: İcra, borçlunun malvarlığına uygulanır. Eşin, anne babanın ya da ev sahibinin eşyası borçlunun borcu için haczedilemez. Ancak uygulamada kritik sorun “kime ait olduğu” meselesidir.
Konutta bulunan ve borçlunun kullanımında olan eşyalar için, pratikte “borçluya ait olma” yönünde bir karineyle hareket edilir. Özellikle borçluyla aynı evde yaşayan kişiler açısından, “bu eşya benim” demek tek başına çoğu zaman yeterli olmaz. Mülkiyeti gösterecek belge ve kayıtlarla desteklemek gerekir.
Kiralık evde haciz yapılırsa ne olur?
Kiralık evde haciz yapılması, ev sahibini otomatik olarak borçlu yapmaz. Haciz işlemi borçlunun adresinde yapılır ve hacze yazılan eşyalar borçluya ait kabul edilirse süreç ilerler.
Ev sahibine ait demirbaşlar, beyaz eşyalar veya mobilyalar hacze yazılmışsa, ev sahibi üçüncü kişi olarak istihkak yoluyla itiraz edebilir. Burada en işe yarayan şey, kira sözleşmesinde demirbaş listesinin bulunması veya teslim tutanağı gibi ev sahibinin mülkiyetini gösteren belgeleridir.
İstihkak iddiası nasıl yapılır, hangi belgeler işe yarar?
İstihkak iddiası, haczedilen malın borçluya değil üçüncü kişiye ait olduğunu ileri sürme yoludur. İddia haciz sırasında tutanağa geçirilebilir. Haczi sonradan öğrenen üçüncü kişi açısından da kanunda öngörülen kısa süreler vardır.
Süreç, eşyanın haciz anında kimin zilyetliğinde olduğuna göre değişir:
- Eşya borçlunun elindeyse, iddia bildirilir; alacaklı veya borçlu itiraz ederse konu icra mahkemesine taşınır ve üçüncü kişi, mahkemenin “takibin devamı/ertelenmesi” kararından sonra belirli süre içinde istihkak davası açar.
- Eşya üçüncü kişinin elindeyse, alacaklının üçüncü kişiye karşı dava açması için süre işler; dava açılmazsa iddia kabul edilmiş sayılabilir.
Fatura, garanti, dekont ve kart ekstresi ne zaman sunulur?
En ideal zaman, haciz anında veya hemen sonrasında istihkak iddiası yapılırken belgeleri hazır etmektir. Uygulamada şu belgeler en çok işe yarar: fatura ve garanti belgesi (seri numarasıyla), banka dekontu, kredi kartı ekstresi, e-ticaret sipariş kaydı, kargo teslim kaydı, kira sözleşmesindeki demirbaş listesi, hatta eşyanın evin hangi odasında kim tarafından kullanıldığını gösteren fotoğraflar.
Belge yoksa da tamamen çaresiz değilsiniz. Ancak ispat yükü ağırlaşır. Bu durumda tanık, yazışmalar ve ödeme izleri gibi dolaylı delillerin birlikte sunulması gerekebilir.
Haciz memuru kapıya gelirse pratikte ne yapılmalı?
Tebligat, MERNİS adresi ve UETS e-tebligat etkisi
Haciz memuru kapıya geldiğinde ilk iş, panik yerine süreci yönetmektir. Kimlik ve görev bilgilerini isteyin. İcra dosya numarasını öğrenin. “Konutta haciz” söz konusuysa, dosyada konutta haciz onayı olup olmadığını da sorun.
Birçok uyuşmazlık, tebligatın hiç görülmemesinden çıkar. Adresinizi güncellemediyseniz, tebligat MERNİS (adres kayıt sistemi) adresinize yapılabilir ve siz fiilen görmeseniz bile süreç ilerleyebilir. Şirketler, avukatlar ve bazı gruplar için elektronik tebligat zorunludur. UETS üzerinden gelen e-tebligatta da mesaj hesabınıza ulaştıktan sonra, açıp okumasanız bile 5. günün sonunda tebliğ edilmiş sayılma kuralı vardır. Bunu özellikle süre kaçırmamak için bilmek gerekir. PTT e-tebligat SSS sayfasında bu kural açıkça yer alır.
Haciz tutanağına şerh düşme ve şikâyet süresi
Haciz sırasında düzenlenen haciz tutanağı, sonradan itirazın temelidir. Tutanak yazılırken sessiz kalmayın. Şu noktaları mutlaka tutanağa geçirtebilirsiniz:
- Haczedilmek istenen eşyanın haczedilemez olduğunu düşünüyorsanız bu itirazı,
- Eşyanın borçluya değil üçüncü kişiye ait olduğunu (istihkak iddiası),
- Eşyanın ayırt edici özelliklerini (marka, model, seri no) ve varsa faturayı.
İcra müdürlüğü işlemlerine karşı en yaygın yol icra mahkemesine şikâyettir. Genel kural olarak şikâyet, işlemi öğrendiğiniz tarihten itibaren 7 gün içinde yapılır. Süre hesabı kritik olduğu için, tutanak örneğini mutlaka alın ve tarihi netleştirin. Bu süre İİK m.16’da düzenlenir. İcra ve İflas Kanunu metninden kontrol edebilirsiniz.
Taahhüt ve ödeme planında imza atmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
Kapıda veya icra dairesinde “hemen imzala, kapanır” denilen belgeler çoğu zaman ödeme taahhüdü veya ödeme planıdır. İmza atmadan önce şunları netleştirin:
Taahhütte yazan toplam borç, faiz ve masraf kalemleri doğru mu? Taksit tarihi ve tutarı sizin gerçekten ödeyebileceğiniz düzeyde mi? “Öderim” dediğiniz şey, daha sonra ciddi sonuç doğurabilir. Çünkü icra dairesinde kararlaştırılan ödeme şartının makul bir sebep olmaksızın ihlali halinde, alacaklının şikâyetiyle tazyik hapsi gündeme gelebilir (İİK m.340).
Şüphede kalırsanız, “incelemek istiyorum” deyin. Belgeleri fotoğraflayıp dosya numarasıyla birlikte avukatınıza danışın. Bu, çoğu zaman sonradan telafisi zor hataları önler.

