İcra borcu, anaparanın üstüne işlemeye devam eden faiz, icra harçları, dosya masrafları ve çoğu zaman karşı vekâlet ücreti eklenince oluşan güncel toplamdır. Net rakam, ödeme yapacağınız güne göre kapak hesabı çıkarılarak bulunur; asıl alacakla birlikte işlemiş faiz, başvuru veya peşin harç, tahsil harcı ve tebligat gibi giderler, ayrıca yapılan mahsuplar ayrı kalemlerdir. Faiz günlük birikir; başlangıç tarihi (temerrüt, takip tarihi), alacağın türü ve sözleşmesel faiz olup olmadığı belirleyicidir, vekâlet ücreti ise AAÜT’ye göre maktu ya da nispi hesaplanır. En sık sürpriz, eski kapak hesabına güvenip küçük bir harç kalemi yüzünden dosyanın kapanmamasıdır.
İcra dosyasında kapak hesap kalemleri: anapara, faiz, harç, masraf, vekâlet
Kapak hesabı formülü ve terimler
Kapak hesabı, bir icra dosyasında ödeme yapacağınız gün itibarıyla “dosyayı kapatmaya yetecek” güncel toplamı gösteren hesaptır. Pratikte bu tutar, icra dairesinin UYAP ekranında görünen kalemlerden oluşur ve gün gün değişebilir. En sağlıklı yöntem, ödemeden hemen önce UYAP Vatandaş Portal üzerinden dosya bakiyesi ve kapak hesabını kontrol etmektir.
Kapak hesabının iskeleti genelde şöyledir:
- Anapara (asıl alacak): Takibe konu temel borç. İlamlı takipte ilamda hükmedilen alacak kalemleri burada yer alır.
- İşlemiş faiz: Faizin başladığı tarihten kapak tarihine kadar biriken faiz. UYAP’ta bazen “takipten önceki” ve “takip sonrası” diye ayrılır.
- Harçlar: Takip açılış harçları, tahsil harcı gibi devlet harçları. Örneğin ödeme veya icra emrinin tebliğinden sonra, hacizden önce yapılan bazı ödemelerde tahsil harcı oranı tarifeye göre uygulanır.
- Masraflar: Tebligat, posta, haciz giderleri, müzekkere giderleri gibi dosya içi giderler.
- Vekâlet ücreti: Borçluya yüklenen karşı vekâlet ücreti (yasal vekâlet ücreti) çoğunlukla AAÜT’ye göre hesaplanır.
Önemli bir ayrım: Kapak hesabı, alacaklının “eline geçecek net para” değildir. Harç ve bazı masraflar dosya üzerinden tahsil edilir. Bu yüzden “asıl alacak + faiz ödedim” demek, dosyanın otomatik kapanacağı anlamına gelmeyebilir.
Takip türüne göre değişen kalemler (ilamlı, ilamsız, kambiyo)
İlamlı takipte dayanak bir mahkeme ilamıdır. Bu nedenle kapak hesabında çoğu zaman ilamda yazan yargılama giderleri ve hükmedilen vekâlet ücreti de ayrı kalemler olarak görünür. İcra dairesi ayrıca takip sürecindeki masraf ve harçları ekler.
İlamsız takipte (genel haciz yolu), alacaklı elinde ilam olmadan para alacağı için takip başlatır. Kapak hesabı daha “takip alacağı + faiz + icra masrafı + varsa karşı vekâlet” mantığında ilerler. İtiraz ve sürelere bağlı olarak dosyanın seyri ve masrafları değişebilir.
Kambiyo senetlerine mahsus takipte (çek, bono, poliçe), senet bedeli ve senedin özellikleri (vade gibi) hesapta belirleyicidir. Usul daha hızlı ilerleyebildiği için tebligat, haciz ve bunlara bağlı masraf kalemleri erken aşamada doğabilir.
Faiz türleri ve hangi oran uygulanır: yasal, temerrüt, ticari
Sözleşme faizi varsa uygulanacak sınırlar
İcra dosyasında “hangi faiz” sorusunun cevabı, alacağın dayanağına göre değişir. En temel ayrım şudur: Sözleşmede faiz oranı açıkça yazıyorsa kural olarak o oran istenir ve takipte o oran üzerinden yürünür. Sözleşmede oran yoksa, bu kez kanuni faiz (yasal faiz) ve kanuni temerrüt faizi devreye girer.
Adi (ticari olmayan) borç ilişkilerinde Türk Borçlar Kanunu, sözleşmeyle kararlaştırılacak faiz için tavanlar öngörür. Uygulamada en çok kullanılan özet şu şekildedir:
- Akdi faiz (sözleşme faizi) için TBK m.88’deki sınır, kanuni faizin %50 fazlasını aşmama prensibidir.
- Temerrüt faizi (gecikme faizi) için TBK m.120’deki sınır, TBK m.88’e göre belirlenen yıllık faizin %100 fazlasını aşmama prensibidir.
Ticari işlerde ise faiz serbestisi daha geniştir. Yine de her dosyada “ticari iş” niteliği, tarafların sıfatı ve borcun kaynağı ayrıca değerlendirilir. Bu yüzden takip talebinde hangi faizin istendiği, sözleşme hükmünün nasıl yazıldığı ve varsa mahkeme kararındaki faiz hükmü belirleyicidir.
Faiz oranı dönemsel değiştiğinde ne yapılır?
Faiz oranları sabit kalmayabilir. Bu durumda yapılacak işlem nettir: dönem bölme.
Örneğin kanuni faiz oranı, 1 Haziran 2024’ten itibaren yıllık %24 olarak uygulanır ve bu oran 22 Temmuz 2025 tarihli Anayasa Mahkemesi kararında da “halen uygulanan” oran olarak geçer. Aynı kararla, 3095’teki düzenlemenin “sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden iptali hükmünün Resmî Gazete’de yayımdan 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. 1 Aralık 2025 yayımlanma tarihi esas alındığında bu tarih 1 Eylül 2026 olur.
Ticari temerrüt faizi bakımından sık kullanılan bir referans da TCMB’nin avans faiz oranıdır. Bu oran değişebildiği için, alacak dönemi birden fazla oran içeriyorsa her aralığı ayrı hesaplamak gerekir (ör. 20 Aralık 2025 itibarıyla avans faizi %39,75).
Bir de mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde (TTK m.1530 kapsamı) TCMB tarafından yıllık ilan edilen temerrüt faizi vardır. 01.01.2026 itibarıyla bu oran %43 olarak ilan edilmiştir. Bu özel alacaklarda faiz hesabını yaparken, dosyanın hangi rejime girdiğini kontrol etmek için TCMB’nin TTK m.1530 temerrüt faizi tablosu iyi bir referanstır.
İcra faizini gün gün hesaplama: basit faiz formülü ve dönem bölme
Faiz başlangıç tarihi nasıl belirlenir?
İcra dosyasında faiz hesabı kural olarak basit faiz mantığıyla yapılır. Günlük hesap, yıllık oran üzerinden gün sayısına bölünerek ilerler. Uygulamada en sık kullanılan formül şudur:
Faiz = Anapara x (Yıllık faiz oranı) x (Gün sayısı) / 365
Bir dosyada “faiz başlangıcı” net değilse, çoğu hata burada çıkar. Çünkü icra takibinde, faizli alacaklarda faizin miktarı ve işlemeye başladığı gün takip talebinde gösterilmesi gereken bilgiler arasındadır. Bu tarih dosyadaki kapak hesabını doğrudan değiştirir.
Bir diğer kritik nokta: Temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez. Yani “faize faiz” genelde dosya hesabında otomatik oluşmaz.
Vade, temerrüt, takip tarihi ve ilam tarihine göre başlangıç
- Vade (ifa günü) belirliyse: Vadenin geçmesiyle borçlu temerrüde düşer ve faiz genellikle bu tarihten yürütülür.
- Vade yoksa veya temerrüt ihtarı gerekiyorsa: Temerrüt, alacaklının ihtarı ile başlar.
- İlamsız takipte: Alacaklı, takip talebinde hangi tarihten faiz istedi ise icra dosyasındaki faiz hesabı pratikte bu talep ekseninde yürür. (Talep ile bağlılık mantığı özellikle uyuşmazlıklarda önem kazanır.)
- İlamlı takipte: Esas alınacak başlangıç çoğu zaman ilamda yazan tarihtir. İlamda faiz başlangıcı hiç gösterilmemişse, Yargıtay uygulamasında bazı kalemlerde karar tarihi veya kesinleşme gibi tarihler belirleyici olabilmektedir.
Birden fazla faiz oranı döneminde örnek hesap
Faiz oranı dönem içinde değişmişse, tek seferde hesap yapmak yerine süreyi dönemlere bölmek gerekir.
Örnek: 100.000 TL anapara için, 15.02.2024 faiz başlangıcı ve 10.08.2024 ödeme tarihi olsun. Kanuni faiz oranı 01.06.2024 itibarıyla yıllık %24 uygulanmaya başlandığı için iki dönem oluşur.
1) 15.02.2024-31.05.2024 (106 gün), %9:
Faiz = 100.000 x 0,09 x 106 / 365 = 2.613,70 TL
2) 01.06.2024-10.08.2024 (71 gün), %24:
Faiz = 100.000 x 0,24 x 71 / 365 = 4.668,49 TL
Toplam işlemiş faiz: 7.282,19 TL (yuvarlama ve kuruş farkı icra dosyası hesabında değişebilir).
Takip açılışında ödenen harç ve masraflar: başvurma, peşin harç, tebligat
Peşin harç hangi tutar üzerinden hesaplanır?
İcra takibi açılırken alacaklı, dosyanın başlatılabilmesi için bazı ödemeleri peşin yatırır. Bunların başında başvurma harcı (maktu) ve gider avansı gelir. Maktu harç tutarları her yıl yeniden değerleme ile güncellenir.
Peşin harç ise özellikle ilamsız takiplerde, takip talebinde gösterilen alacak miktarı üzerinden nispi alınır. Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarifede, ilama dayanmayan takip taleplerinde alacak miktarının binde 5’i oranında tahsil harcının peşin alınacağı düzenlenir. Bu “alacak miktarı” pratikte, takip talebine yazılan asıl alacak ve talep ediliyorsa takip tarihine kadar işlemiş faiz gibi kalemlerle birlikte şekillenir. Tereddütlü dosyalarda, icra dairesinin UYAP üzerinden yaptığı otomatik hesap esas alınır. İlgili tarife metnine GİB’in yayımladığı (1) sayılı tarife içinden ulaşılabilir.
Dosya masraflarında sık görülen kalemler
Takip açılışında ve takip ilerledikçe dosyaya yansıyan icra masrafları çoğu zaman şu başlıklarda toplanır:
- Tebligat gideri: Ödeme emri veya icra emrinin borçluya tebliği. Borçlu e-tebligat kapsamındaysa elektronik tebligat yapılır. Elektronik tebligatın kimler için zorunlu olduğuna dair güncel çerçeve UYAP e-Tebligat sisteminde özetlenir.
- Posta ve dağıtım giderleri: Fiziki tebligatlarda PTT tarifesine göre değişir.
- Müzekkere ve yazışma giderleri: Banka, SGK, tapu, trafik gibi kurumlara yazılan yazılar ve cevap masrafları.
- Haciz işlemi giderleri: Hacze çıkılması, muhafaza, yediemin gibi kalemler (dosyanın seyrine göre sonradan doğar).
- Satış ve ilan giderleri: Satış aşamasına gelinirse kıymet takdiri, ilan ve e-satış süreçlerinin masrafları eklenir.
Bu kalemlerin tamamı, kapak hesabında ayrı satırlar halinde görünür ve ödeme günü itibarıyla dosya bakiyesini belirler.
Tahsil harcı, cezaevi yapı harcı ve damga vergisi ne zaman doğar?
Tahsilat aşamalarına göre tahsil harcı mantığı
Tahsil harcı, icra dairesinin dosya üzerinden yürüttüğü tahsilat hizmeti karşılığında alınan nispi harçtır. Basit anlatımla: Dosyaya para girdikçe (borç ödendikçe) harç kalemi de doğar ve kapak hesabına eklenir.
Tahsil harcının en önemli özelliği, tahsilatın hangi aşamada yapıldığına göre oranının değişebilmesidir. Örneğin ödeme veya icra emrinin tebliğinden sonra, haciz aşamasına geçilmeden yapılan ödemelerde ayrı bir oran; hacizden sonra, satıştan önce yapılan ödemelerde başka bir oran; satış ve paranın paylaştırılması aşamasında ise farklı bir oran uygulanır. Uygulamada dosyalarda en çok görülen kalemlerden biri, “tebliğ üzerine hacizden evvel ödenen paralar” üzerinden alınan tahsil harcıdır.
Bir başka kritik durum da takipten vazgeçme/haricen tahsil beyanıdır. Alacaklı “tahsil ettim, dosyadan vazgeçiyorum” dediğinde, vazgeçilen miktar üzerinden belirli bir tahsil harcı alınması gündeme gelir. Bu yüzden “borcu dışarıda ödedim, dosya kendiliğinden kapanır” varsayımı çoğu zaman hatalıdır.
İcra dairesine ödeme ile haricen ödeme farkı
İcra dairesine ödeme yapıldığında tahsil harcı otomatik olarak hesaplanır. Aynı zamanda, 2548 sayılı Kanun kapsamında cezaevi yapı harcı da icra dairesince tahsil edilen paralardan doğabilir. Bu harç, miktarı belli ilamlı ve ilamsız alacaklarda tahsil edilen paranın %2’si olarak uygulanır ve önemli bir ayrıntı olarak borçluya yükletilemez. Pratik sonucu şudur: Tahsilat icra üzerinden yapılınca, alacaklının eline geçen net tutar bu kesintiler nedeniyle azalabilir. Bu çerçeve, Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi’nin “icra dairelerince tahsil edilen harçlar” konulu bilgilendirme yazılarında da açıklanır ve örnek oranlara yer verilir: Adalet Bakanlığı PDF.
Haricen ödeme ise tarafların icra dairesi dışında (havale/EFT, elden ödeme gibi) anlaşarak ödeme yapmasıdır. Bu yöntemde genellikle cezaevi yapı harcı doğmaz, çünkü icra dairesi “tahsil eden” konumda değildir. Ancak dosyanın kapanması için yine de icra dosyasına “haricen tahsil” bildirimi yapılır ve bu aşamada tahsil harcı tartışması doğabilir. Ayrıca taraflar bir ibra belgesi, makbuz veya sulh protokolü düzenlerse, belgenin içeriğine göre damga vergisi gündeme gelebilir. Damga vergisi, borcun kendisinden değil, imzalanan ve belli parayı içeren “kağıt”tan doğar.
İcra vekâlet ücreti hesaplama: AAÜT, yasal ve akdi ayrımı
Mahkeme vekâleti ile icra takip vekâleti farkı
İcra dosyasında görünen “vekâlet ücreti” çoğu zaman iki farklı kaynaktan gelir ve karıştırılır.
Mahkeme vekâlet ücreti, dava sonunda hükmedilen ve yargılama gideri niteliği taşıyan “karşı vekâlet ücreti”dir. İlamlı takipte bu kalem, ilamdaki hüküm gereği dosyaya zaten girer.
İcra takip vekâlet ücreti ise mahkeme kararından bağımsız olarak, alacaklının icra takibini avukatla yürütmesi halinde icra dairesince hesaplanan ve takip masrafı içinde görünen ücrettir. Bu hesaplama, tarafların kendi aralarında yaptığı ücret sözleşmesine göre değil, doğrudan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi kurallarına göre yapılır.
AAÜT bakımından icra takiplerinde temel mantık şudur: Konu para ise ücret çoğunlukla nispi hesaplanır. Ancak takip miktarı belirli bir eşik tutara kadar kaldığında tarife, maktu icra takip ücreti öngörür. Ayrıca tarife, icra takip ücretinin bazı durumlarda asıl alacağı geçemeyeceği yönünde sınırlama da getirir. Bu yüzden aynı dosyada anapara düşükse, “nispi hesap” beklentisiyle çıkan rakam UYAP’ta daha düşük görünebilir.
Süresinde ödeme indirimi ve uygulaması
AAÜT, borçlunun ödeme emrinde yazan yasal ödeme süresi içinde borcu ödemesi halinde icra takip vekâlet ücretinde indirim öngörür. Uygulamada “süresinde ödeme indirimi” denilen bu kural, icra dairesinin takdir edeceği ücretin dörtte üçü üzerinden vekâlet ücreti yazılması şeklinde uygulanır. Maktu ücret gerektiren icra takiplerinde de aynı indirim mantığı geçerlidir.
Bu indirim, genellikle borcun tamamının süresi içinde ödenmesi halinde gündeme gelir. Kısmi ödeme, taksitle ödeme veya sürenin kaçırılması gibi hallerde dosyadaki vekâlet ücreti kalemi farklılaşabilir. Ödeme yapmadan hemen önce kapak hesabı alınmasının en pratik faydası da burada ortaya çıkar: “indirime girdi mi, girmedi mi” sorusu netleşir.
Kısmi ödeme, mahsup sırası ve resmi kapak hesabıyla karşılaştırma
Ödemeler düşülürken mahsup sırası (masraf, faiz, anapara)
İcra dosyasında kısmi ödeme yaptığınızda, bu para “otomatik olarak anaparadan düşmez”. Mahsup (düşüm) sırası, dosyada o ana kadar biriken fer’iler nedeniyle önem kazanır. Türk Borçlar Kanunu’na göre borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemişse kısmi ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir ve aksine anlaşma yapılamaz.
Ancak icra dosyalarında çok sık görülen durum şudur: Takip açıldıktan sonra masraf, harç ve faiz birikir. Bu noktada Yargıtay uygulaması, TBK m.100 çerçevesinde, faiz ve masraflar ödenmeden kısmi ödemenin anaparaya mahsup edilemeyeceğini açıkça vurgular.
Bu nedenle pratikte çoğu kapak hesabında mahsup mantığı şu sıraya yaklaşır: (1) dosya masrafı ve harçlar, (2) işlemiş faiz, (3) anapara. Kısmi ödeme planlıyorsanız, “şu kaleme mahsup” açıklaması yazmak tek başına yeterli olmayabilir. Dosyanın hangi kalemlerinde gecikme olduğu belirleyicidir.
Borçlu kapak hesabı ile alacaklının net tahsilatı farkı
Borçlu açısından kapak hesabı, dosyayı kapatmak için gereken toplamı gösterir. Alacaklı açısından ise “net tahsilat” farklı olabilir. Çünkü icra dairesi üzerinden yapılan tahsilatlarda tahsil harcı ve bazı yasal kesintiler, dosya üzerinde çalışır ve paranın alacaklıya geçen kısmını etkileyebilir.
Bu yüzden aynı dosyada “borçlu kapak hesabı” yüksek görünürken, alacaklının hesabına geçen tutar daha düşük olabilir. Haricen ödeme yapıldığında ise dosya kapanışı, harç ve bildirim süreçleri nedeniyle ayrıca yönetilmelidir.
Kapak hesabına itiraz ve icra dairesinden hesap isteme yolları
Kapak hesabında hata olduğunu düşünüyorsanız ilk adım, icra müdürlüğünden dosya hesabı dökümü ve kapak hesabı istemektir. İcra dairesi işlemlerine ilişkin zabıtları görme ve suret alma hakkı, ilgili kişiler için kanunda düzenlenmiştir.
Hesap düzeltilmezse, icra müdürlüğü işlemlerine karşı icra mahkemesine şikayet gündeme gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da belirtildiği üzere, İİK m.16/1 kapsamında şikayet süresi kural olarak işlemin öğrenilmesinden itibaren 7 gündür. Bu süre kaçırılırsa, basit bir “yanlış kapak hesabı” itirazı sonuçsuz kalabilir. Bu yüzden ödeme yapmadan önce, mümkünse aynı gün tarihli kapak hesabı ile ilerlemek en güvenli yoldur.

