Hakkımda asılsız dolandırıcılık şikâyeti varsa ne yapmalıyım?

Asılsız dolandırıcılık şikâyeti, bir ödeme, satış ya da hizmet anlaşmazlığının savcılık soruşturmasına taşınmasıdır ve erken atılan yanlış adım dosyanın yönünü etkileyebilir. Önce tebligat, ifade daveti veya UYAP kaydı gibi resmi bir işlem olup olmadığını netleştirin; çağrılıyorsanız mutlaka zamanında gidin ve mümkünse bir ceza avukatıyla görüşün. İddianın dayanağını anlamadan telefonda açıklama yapmayın, şikâyetçiyle tartışmayın, uzlaşma baskısıyla para göndermeyin. Dekont, fatura, sözleşme, yazışma, kargo veya teslim kayıtları ve ekran görüntülerini tarih sırasıyla toparlayıp dilekçeyle dosyaya sunun. En sık hata, iyi niyetle uzun açıklama yapıp sonradan aleyhe dönen küçük tutarsızlıklar üretmek ve kronolojiyi dağıtmaktır.

Hakkınızda dolandırıcılık şikâyeti olup olmadığını güvenle doğrulama

Resmi tebligat ve e-Devlet UYAP kontrolü

“Asılsız dolandırıcılık şikâyeti var” denildiğinde önce bunun resmi bir soruşturma kaydı olup olmadığını netleştirin. Resmi süreç genelde iki yerden görünür: fiziki tebligat (PTT dağıtımı) ve elektronik tebligat (UETS).

İlk adım, kendi adınıza dosya görünüp görünmediğini UYAP Vatandaş Portalı üzerinden kontrol etmektir. Burada soruşturma veya dava kaydı varsa dosya numarası ve temel bilgiler yer alabilir. Bazı dosyalarda “kısıtlılık” gibi nedenlerle içerik kısmen görünmeyebilir. Bu, “dosya yok” anlamına gelmez. O yüzden kontrolü tek başına kesin sonuç gibi düşünmeyin.

Ayrıca UETS hesabınız varsa, gelen tebligatları oradan da kontrol edin. UETS kullanımı ve elektronik tebligatın ne olduğu PTT’nin e-tebligat sayfasında özetlenir.

Savcılık kaleminden dosya bilgisi öğrenme

UYAP’ta bir kayıt göremiyorsanız veya görünen kayıt yeterince net değilse, en güvenli yöntem ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı kalemi üzerinden teyit almaktır. Şu bilgileri isteyin:

  • Soruşturma numarası (varsa)
  • Hangi birimde olduğu (savcı/büro)
  • İfade daveti veya tebligat çıkarılıp çıkarılmadığı

Telefonla her ayrıntı paylaşılmayabilir. Kimlik doğrulaması ve gizlilik nedeniyle “gelip kimliğinizle başvurun” denmesi normaldir. Mümkünse bizzat gidin veya avukatınız aracılığıyla sorgulatın.

Sahte polis-savcı araması ve mesajlarını ayırt etme

Asılsız şikâyet paniği, en çok “sahte polis-savcı” dolandırıcılığında kullanılır. Tipik kırmızı bayraklar şunlardır:

  • “Hakkınızda dosya var, şimdi para gönderin” baskısı
  • IBAN’a para, kripto, altın, kurye ile teslim gibi talepler
  • e-Devlet/UYAP şifresi, SMS doğrulama kodu, banka şifresi isteme
  • “Gizli operasyon” diyerek kimseyle konuşmamanızı söyleme
  • Resmi kurum gibi görünen ama sahte bağlantı içeren SMS/WhatsApp mesajları

Bu durumda görüşmeyi bitirin. Size verilen numarayı değil, kendi bulduğunuz resmi hatları arayın. Resmi doğrulamayı UYAP, UETS veya adliyeden yapın. Tehdit, zorla para isteme veya kimlik bilgisi talebi varsa derhal 112 üzerinden ihbarda bulunun.

Dolandırıcılık suçlamasında şüpheli hakları ve ifade öncesi dikkat edilmesi gerekenler

Susma hakkı, avukatla görüşme ve dosyayı görme

Şüpheli sıfatıyla çağrıldıysanız, en kritik nokta şudur: susma hakkı bir “kaçamak” değil, kanunun tanıdığı bir haktır. İfade almaya geçilmeden önce size isnat edilen suç anlatılmalı; avukat seçme, barodan avukat görevlendirilmesini isteme ve açıklama yapmama hakkınız hatırlatılmalıdır.

Avukatla görüşme ve ifade sırasında avukatın yanınızda bulunması kural olarak engellenemez. Bu yüzden “hemen şimdi ifade ver, avukata gerek yok” baskısını ciddiye almayın.

“Dosyayı görmeden konuşmam” demeniz de çoğu dosyada yerinde olur. Müdafi, soruşturma evresinde dosyayı inceleyebilir ve belge örneği alabilir. Bazı soruşturmalarda sulh ceza hakimliği kararıyla kısıtlama gelebilir, ama şüphelinin ifadesi ve bilirkişi raporu gibi çekirdek belgelere erişim kural olarak kısıtlanamaz.

İfadede aleyhe yorumlanabilecek beyanlardan kaçınma

Asılsız şikâyette en sık hata, “iyi niyetle her şeyi anlatayım” derken çelişkili, yoruma açık cümleler kurmaktır. Özellikle “aracı oldum”, “hesabıma geldi ama ben gönderdim”, “şifreyi başkası biliyordu” gibi cümleler, dolandırıcılık iddiasında aleyhe yorumlanabilir.

Daha güvenli yaklaşım: bildiğiniz somut olayları tarih sırasıyla anlatın, bilmediğinizi tahminle doldurmayın. Hatırlamıyorsanız “Şu an net hatırlamıyorum, kontrol edip belgeleyebilirim” demek çoğu zaman daha doğrudur. İsnat edilen fiili kabul edecek ifadelerden kaçının. Baskı, yorma, aldatma, tehdit gibi yöntemlerle beyan alınması zaten yasaktır.

Dijital cihaz teslimi ve şifre paylaşımı riskleri

Dolandırıcılık iddialarında telefon, bilgisayar ve hesap hareketleri gündeme gelir. CMK m.134, belirli şartlarda bilişim sistemlerinde arama, kopyalama ve gerektiğinde el koyma tedbirini düzenler.

Cihaz teslimi veya inceleme söz konusu olursa, işlemin hangi karara/emeğe dayanarak yapıldığını sorun ve tutanakla kayıt altına alınmasını isteyin. Kendi kendinize “temizleyeyim” diye veri silmek, ekran görüntüsü yok etmek veya uygulama geçmişini kurcalamak çok risklidir.

Şifre konusu ayrıca hassastır. Kolluk veya savcılık sizden şifre talep edebilir. Bu noktada rastgele şifre paylaşmak yerine, hangi bilginin istenildiğini ve bunun nasıl verileceğini avukatınızla netleştirin. Banka şifresi, doğrulama kodu ve e-Devlet bilgileri gibi erişimler, “dosyayla ilgisi var” denilse bile kontrolsüz paylaşılmamalıdır.

İfade süreci nasıl işler, tutanağa ne yazdırılmalı?

Kollukta ifade ile savcılık ifadesi farkı

Dolandırıcılık iddiasında ifade genelde iki yerde alınır: kollukta (polis/jandarma) ve savcılıkta. Kolluk, çoğu zaman şikâyet dilekçesini ve ilk belgeleri görerek “ön bilgi” toplar. Savcılık ifadesi ise soruşturmanın yönünü daha doğrudan etkileyen, dosyaya daha güçlü ağırlıkla giren beyan olur.

Bu yüzden “sadece polisle konuştum, önemli değil” yaklaşımı risklidir. Kolluk ifadesi de tutanağa geçer ve sonraki aşamalarda karşınıza çıkar. İfadeye girmeden önce isnadın ne olduğu net değilse, dosyayı görmeden ayrıntılı anlatıma girmek yerine avukatla strateji belirlemek daha güvenlidir.

Tutanak düzeltme ve ek beyan verme

İfade tutanağı, söylediğinizin özeti gibi yazılabilir. Bu nedenle tutanağı imzalamadan önce sakin şekilde okuyun ve eksik ya da yanlış kısımları düzelttirin. Özellikle şu noktaların tutanağa açık yazılmasını isteyin:

  • Olayın kronolojisi (tarih, saat, platform, kimle konuşulduğu)
  • Para hareketinin sebebi ve dayandığı ilişki (satış, hizmet, borç, iade)
  • Şikâyetçiyle aranızdaki yazışma ve teslimat durumu
  • “Bilmiyorum/hatırlamıyorum” dediğiniz yerler (tahminle doldurulmasın)
  • Delillerinizi ne zaman ve nasıl sunacağınız (dekont, kargo, mesaj, sözleşme)

Tutanağa geçirilmeden kalan her detay, sonradan “hiç söylememiş” gibi değerlendirilebilir. İfade sonrası yeni belge çıktıysa, dilekçeyle ek beyan verip dosyaya sunabilirsiniz. Bu, çelişki yaratmadan açıklama yapmanın en temiz yoludur.

İfade vermemek ile inkâr savunması arasındaki fark

İfade vermemek, susma hakkını kullanmaktır. Bu durumda iddiayı kabul etmiş sayılmazsınız. Ama dosyada aleyhe belge varken susmak, bazen yanlış anlaşılma riskini de artırabilir. İnkâr savunması ise “bu fiili ben işlemedim, şu nedenle mümkün değil” diyerek aktif açıklama yapmaktır.

Hangi yolun daha doğru olduğu, dosyadaki delile ve iddianın türüne bağlıdır. Asılsız dolandırıcılık şikâyetlerinde en kritik hedef, acele ve dağınık konuşmak yerine tutarlı bir hikâyeyi, sağlam belgelerle destekleyerek dosyaya sokmaktır. Avukatla kısa bir hazırlık bile, “iyi niyetle söylenen” bir cümlenin aleyhe yorumlanmasını çoğu zaman önler.

Soruşturma dosyasında olası kararlar: KYOK, iddianame, adli kontrol

KYOK ne demek, nasıl takip edilir?

KYOK, “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”dır. Savcılık soruşturma sonunda, kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşmadığını veya kovuşturma olanağı bulunmadığını değerlendirirse bu kararı verir. Karar, suçtan zarar görene ve daha önce ifadesi alınmış ya da sorgulanmış şüpheliye bildirilir.

Takipte pratik yöntem şudur: UYAP’ta dosya görünse de görünmese de, karar çıktıysa tebliğ edilmesini ve bir örneğini almayı hedefleyin. KYOK geldiyse dosya fiilen kapanır; aynı fiilden tekrar dava açılması kural olarak “yeni delil” şartına bağlanır.

Şunu da bilin: KYOK’a karşı itiraz hakkı genelde şikâyetçi taraf içindir. Tebliğden itibaren 15 gün içinde en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edilebilir. Bu itiraz kabul edilirse savcı kamu davası açar.

İddianame düzenlenirse sonraki aşamalar

Savcılık, toplanan deliller suçun işlendiğine dair yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenler. İddianamede sadece aleyhe değil, lehine olan hususların da ileri sürülmesi gerekir.

İddianame mahkemece kabul edilirse kovuşturma başlar ve siz “şüpheli” değil, “sanık” olarak yargılanırsınız. Bu aşamada yapılacak en doğru hamle, iddianameyi ve eklerini avukatınızla okuyup, hangi delile ne cevap verileceğini netleştirmek ve lehe delilleri düzenli biçimde mahkemeye sunmaktır.

Adli kontrol ve iletişim araçlarına el koyma ihtimali

Adli kontrol, tutuklama şartları gündeme gelse bile hâkimin tutuklama yerine uygulayabileceği bir tedbirdir. Yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü, belirli yerlere başvurma gibi yükümlülükler adli kontrol kapsamına girebilir.

Dolandırıcılık dosyalarında ayrıca telefon ve bilgisayar incelemesi sık gündeme gelir. CMK 134’e göre, başka şekilde delil elde etme imkânı yoksa hâkim kararıyla bilgisayarlarda arama, kopya alma ve gerektiğinde el koyma yapılabilir. Şifre çözülemediği için erişilemiyorsa cihazlar çözüm ve kopyalama için geçici olarak el konulabilir; kopyalar alındığında cihazların gecikmeden iadesi esastır. İsterseniz alınan yedekten bir kopyanın size veya vekilinize verilmesini de talep edebilirsiniz.

Asılsız suçlamaya karşı lehe delil paketi nasıl hazırlanır?

Yazışmalar, sipariş kayıtları ve sözleşmeler

Lehe delil paketi, “ben suç işlemedim” demekten çok, olayın ticari veya günlük hayat akışına uygun olduğunu göstermenizi sağlar. En işe yarayan yöntem, her şeyi kronolojik bir dosyada toplamaktır.

Önce yazışmaları derleyin: WhatsApp, SMS, e-posta, pazar yeri mesajları, DM kayıtları. Sadece tek bir ekran görüntüsü değil, pazarlığın başladığı andan iade veya teslim teyidine kadar bağlamı gösteren parçaları seçin. Sipariş sayfası, ürün/hizmet açıklaması, fiyat, teslim tarihi, iptal ve iade koşulları gibi alanları da ekleyin.

Eğer aranızda sözleşme, teklif formu, fatura, proforma, iş emri veya hizmet şartları varsa bunları tek klasörde toplayın. Sözleşme yoksa bile, “taraflar neyi ne zaman, hangi bedelle konuştu” sorusuna cevap veren mesajlar çoğu zaman sözleşme kadar değerli olur.

Banka dekontu, ödeme açıklaması ve teslimat kanıtları

Dolandırıcılık iddialarında para hareketi merkezde olur. Bu yüzden dekontları sadece “para girişi” olarak değil, sebebi ve karşılığı ile birlikte sunun. Mümkünse:

  • Havale/EFT açıklaması
  • İade yapıldıysa iade dekontu
  • Teslimat varsa kargo takip, teslim tutanağı, e-irsaliye, teslim alan bilgisi
  • Hizmet ifası varsa işin teslim edildiğini gösteren çıktı, bağlantı, teslim maili, onay mesajı

Açıklaması boş transferler, sonradan yanlış yorumlanmaya daha açıktır. Açıklama yoksa yazışmalarla bağ kurun.

Dijital izler: IP, cihaz, e-posta ve platform kayıtları

“Aslında hesabı ben kullanmadım” veya “işlem benden çıkmadı” gibi savunmalarda dijital izler önem kazanır. Platformların oturum bilgileri, e-posta giriş uyarıları, cihaz geçmişi, iki aşamalı doğrulama bildirimleri gibi kayıtları saklayın.

Burada kritik nokta, delili “kendi kendinize üretmek” değil, var olan kaydı korumaktır. Hesap ayarlarıyla oynamayın, mesajları silmeyin. Gerekirse içerik için noter tespiti yaptırmak veya platformdan resmi kayıt talep etmek, sonradan “değiştirildi” iddiasını zayıflatır.

En sık görülen senaryolarda doğru savunma hattı

Hesaba para gelmesi ve aracı hesap iddiası

Dolandırıcılık dosyalarında en yaygın tablo şudur: Hesabınıza bir para girişi olur, ardından bu paranın kısa süre içinde başka hesaba çıktığı görülür ve “aracı hesap” iddiası doğar. Bu senaryoda savunmanın omurgası, paranın neden geldiğini ve neden çıktığını somutlaştırmaktır.

İşe yarayan yaklaşım, para akışını bir hikâye gibi değil, belge gibi anlatmaktır: “Şu tarihte şu kişiyle şu platformda yazıştım, şu bedelde şu iş/satış konuşuldu, şu IBAN’a ödeme geldi, şu teslimat yapıldı ya da iade süreci başladı.” Eğer siz de birine ödeme yaptıysanız, bunun ticari gerekçesini (tedarikçi, kargo, hizmet sağlayıcı, iade, borç kapama) belgeleyin. En sık zayıf halka, “tanımıyorum ama rica etti” gibi açıklaması belirsiz para çıkışlarıdır.

Banka hesabını kullandırma ve “adımı kullandılar” savunması

“Ben yapmadım, adımı kullandılar” savunması tek başına yeterli görülmeyebilir. Çünkü soruşturma, fiilen hesabın kimin kontrolünde olduğuna bakar. Bu nedenle şunu netleştirmek gerekir: Hesap, kart, internet bankacılığı, SIM kart ve e-posta erişimi kimdeydi, hangi tarihlerde kim kullanabildi?

Burada en kritik hata, “yakın çevreme verdim” veya “şifreyi paylaştım” gibi beyanların kontrolsüz söylenmesidir. Eğer gerçekten hesap erişimi başkasındaysa, bunu destekleyen objektif izlere odaklanın: cihaz değişiklikleri, şüpheli giriş bildirimleri, hattın kaybolması, erişimin ne zaman koptuğu, ilgili kişilerle yazışmalar. Aynı zamanda, olay öğrenilir öğrenilmez yapılan makul adımları da dosyaya sokun (banka bildirimleri, hesap güvenliği tedbirleri, platform başvuruları).

Kripto ve P2P işlemlerinde ispat ve riskli noktalar

Borsa kayıtları ve cüzdan hareketleri

Kripto ve P2P işlemlerinde risk, paranın kaynağının hızla “katmanlanması” ve sizin işleminizin, dolandırıcılık zincirinin bir halkası gibi görünmesidir. Bu yüzden ispat, klasik dekonttan daha sistemli ilerler: hangi borsada hesap açtınız, hangi tarihte hangi işlem yapıldı, para hangi bankadan geldi, hangi kullanıcıyla P2P eşleşti, hangi cüzdana gönderildi?

Lehe delil paketi için borsa işlem geçmişi, yatırma-çekme kayıtları, P2P emir ekranları, karşı taraf kullanıcı bilgileri (göründüğü kadarıyla), komisyon ve kur bilgileri, ayrıca blockchain üzerinde TXID ile doğrulanabilen cüzdan hareketleri birlikte sunulmalıdır. “Sadece ekran görüntüsü” yerine, mümkünse platformdan indirilen raporlar daha sağlam durur. En riskli noktalar ise başkasının adına işlem yapmak, üçüncü kişi hesabından ödeme kabul etmek ve açıklamasız, parçalı transferlerle hareket etmektir. Bu tür detaylar varsa, nedenini belgesiz bırakmamak gerekir.

Dosya kapandıktan sonra asılsız şikâyetçi hakkında yapılabilecekler

İftira ve suç uydurma kapsamında suç duyurusu seçenekleri

Dosya KYOK ile kapandıysa veya beraat aldıysanız, asılsız şikâyetçiye karşı “karşı hamle” düşünmek anlaşılır. Burada iki kavramı ayırmak gerekir: Her haksız şikâyet otomatik olarak suç olmaz. Kişinin şikâyet hakkı vardır. Ancak kişi, gerçeğe aykırı olduğunu bilerek size suç isnat etmişse iftira gündeme gelebilir. İftira, yetkili makamlara ihbar/şikâyetle, işlemediğini bildiği halde bir kimseye hukuka aykırı fiil isnat edilmesidir (TCK m.267). Bu maddeyi Türk Ceza Kanunu metninde görebilirsiniz.

Şikâyetçi “fail” göstermeden, işlenmediğini bildiği bir suçu işlenmiş gibi ihbar etmiş ya da soruşturma başlatacak şekilde delil/emare uydurmuşsa suç uydurma da (TCK m.271) tartışılabilir.

Pratikte çoğu dosyada, karşı suç duyurusu için en sağlam zaman, KYOK/beraat kararını ve gerekçeyi elinize aldıktan sonradır. Çünkü “fiilin olmadığı” veya “isnatın dayanaksız kaldığı” bu evrakla daha net görünür.

Manevi-maddi tazminat davası için delil ve zamanlama

Asılsız dolandırıcılık şikâyeti; iş kaybı, hesap blokesi, itibar zedelenmesi, psikolojik yıpranma gibi sonuçlar doğurabilir. Kişilik hakkı zedelendiyse manevi tazminat talebi gündeme gelebilir (TBK m.58).

Zamanaşımı açısından genel kural, haksız fiilden doğan tazminat isteminde “öğrenmeden itibaren 2 yıl” ve “her hâlde fiilden itibaren 10 yıl”dır. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza kanunlarındaki daha uzun süre uygulanabilir (TBK m.72).

Delil tarafında; KYOK/beraat kararı, ifade tutanakları, yazışmalar, banka kayıtları, platform yazışmaları, iş kaybını gösteren belgeler ve şikâyet nedeniyle uğranılan masraflar (yol, noter, teknik inceleme, avukatlık giderleri) dosyalanmalıdır.

Kayıtların düzeltilmesi ve itibarın korunması

Dosya kapandıktan sonra, elinizdeki KYOK/beraat evrakıyla bankanıza, çalıştığınız platformlara veya iş ilişkisinde bulunduğunuz kurumlara yazılı başvurup “risk notu” gibi iç kayıtlarda güncelleme talep etmek çoğu zaman faydalı olur. Aynı şekilde, hakkınızda internette “dolandırıcı” şeklinde paylaşımlar yapıldıysa, içeriklerin kaldırılması ve itibarın korunması için ayrıca bir yol haritası oluşturmak gerekir. Bu aşamada en kritik şey, duygusal refleksle tartışmaya girmek değil; kapatma kararını, tarihleri ve somut delilleri tek dosyada toplayıp kontrollü ilerlemektir. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde kişilik hakkı ve zamanaşımı hükümlerini dosyanızın koşullarına göre değerlendirmek gerekir.

Benzer içerikler

Bu konuyla bağlantılı diğer hukuki yazıları da inceleyebilirsiniz.

  1. Banka Hesabındaki Haciz Nasıl Kaldırılır?
  2. Ev Haczinde Hangi Eşyalar Haczedilemez?
  3. Maaş Haczi Varken Eve Haciz Gelir mi?
  4. Maaş Haczinde Kesinti Oranı Ne Kadardır?
  5. Kefil Hakkında İcra Takibi Hangi Şartlarda Başlatılabilir?
  6. Üçüncü Kişiye Gönderilen Haciz İhbarnamesine Nasıl İtiraz Edilir?
  7. Aynı Borç İçin İkinci Kez İcra Takibi Yapılabilir mi?
  8. İcra Takibinde Mal Beyanı Nasıl Yapılır, Yapılmazsa Ne Olur?
  9. İcra Takibi Ne Zaman Kesinleşir ve Haciz Aşamasına Geçer?
  10. İcra Borcu Faizi, Harcı ve Vekâlet Ücreti Nasıl Hesaplanır?