İcra Takibinde Sulh Protokolü Haczi Durdurur mu?

Sulh protokolü, borçlu ile alacaklının borcu kapatma veya taksitlendirme şartlarını yazıya döktüğü bir uzlaşmadır; ancak imzalanması çoğu durumda haczi kendiliğinden durdurmaz. Blokenin kalkması ve yeni haciz işlemlerinin durması için genellikle alacaklının icra müdürlüğüne uzlaşma metnini sunup dosya hakkında işlemden kaldırma, takipten vazgeçme ya da haciz fekki talebinde bulunması gerekir. Kısmi ödeme veya yapılandırma varsa, hangi hacizlerin hangi tarihte kaldırılacağı ve bunun için kimin dilekçe vereceği açıkça yazılmalıdır. Dosya numaraları, ödeme kanalı, gecikmede muacceliyet ve masraf-faiz düzeni belirsiz kalırsa anlaşma kolayca ihtilafa döner. En sık gözden kaçan nokta, tutarda uzlaşırken prosedürde tek bir eksik adım yüzünden e-haczin devam etmesidir.

Sulh protokolü imzalanınca icra takibi ve hacizler ne olur?

Takibin durması ile haczin kalkması farkı

Sulh protokolü imzalamak, tarafların borcun nasıl ödeneceğini kararlaştırmasıdır. Ancak çoğu dosyada tek başına imza, icra müdürlüğündeki işlemleri otomatik olarak durdurmaz. Dosya açık kaldığı sürece alacaklı yeni haciz talep edebilir veya mevcut hacizler üzerinden süreci ilerletebilir.

Burada iki kavramı ayırmak gerekir: takibin durması ile haczin kalkması (fekki) aynı şey değildir. Takip durdurulsa bile, banka e-haczi, tapu haczi, araç şerhi gibi kayıtların fiilen kalkması için ayrıca fek işlemi yapılması ve ilgili kurumlara bildirim çıkması gerekir.

Satış işlemleri ve muhafaza işlemlerine etkisi

Haczedilmiş mal hakkında satış işlemleri başlamışsa (örneğin satış talebi verilmiş, ilan süreci yürüyorsa), protokol imzalandı diye satış kendiliğinden durmaz. Satışın durması veya ertelenmesi için genellikle alacaklı vekilinin icra dosyasına açık bir talep sunması gerekir.

Benzer şekilde muhafaza (yediemine alma, otoparka çekme, depo masrafı) işlemleri de protokolde ve dosya dilekçesinde ayrıca ele alınmalıdır. Aksi halde yediemin ve muhafaza giderleri büyüyebilir.

Protokolün icra dosyasına etkisi için gereken işlem

Protokolün icra dosyasında sonuç doğurması için pratikte şu adımlar gerekir: Protokolün dosyaya sunulması, alacaklının “dosyada işlem yapılmaması / takibin durdurulması / işlemden kaldırılması” yönünde net beyanı ve hangi hacizler için fek istendiğinin tek tek belirtilmesi.

Taksitli sulhta ise, “hangi ödeme sonrası hangi haczin kaldırılacağı” açık yazılmalıdır. Böylece hem borçlu taraf beklentisini bilir, hem de icra müdürlüğü hangi aşamada hangi yazıyı çıkaracağını net görür.

İcra dosyasında sulh protokolünün geçerliliği ve şartları

İmzalar, taraf sıfatı ve temsil yetkisi

İcra dosyasında sulh protokolünün işe yaraması için en temel şart, protokolün doğru kişilerce imzalanmasıdır. Alacaklı ve borçlu, icra dosyasında kim olarak görünüyorsa protokolde de o sıfatla yer almalıdır. Şirket taraf ise imzalayan kişinin şirketi temsile yetkili olması gerekir (ünvan, MERSİS, imza yetkisi ve mümkünse tarihli imza sirküleri bilgileriyle).

Vekil aracılığıyla imzalanacaksa temsil yetkisi ayrıca kritik hale gelir. HMK m.74, vekilin açık yetki yoksa sulh olamayacağını; ayrıca ibra, feragat ve hatta haczi kaldırma gibi işlemleri de yapamayacağını düzenler. Bu yüzden “genel vekaletname var” yaklaşımı çoğu zaman yeterli olmaz. Yetki tartışması, protokolün icra dosyasında uygulanmasını geciktirebilir ve hacizlerin kalkmasını fiilen engelleyebilir.

Borç kalemleri ve kapsam maddesi nasıl yazılmalı?

Sulh protokolü “kaç para, ne zaman, nereye” metni olmaktan çıkıp icra dosyasını kapatacak bir plan olmalıdır. En sağlıklı metinde şu kalemler net görünür:

  • İcra dairesi ve esas dosya numarası
  • Asıl alacak, faiz türü ve başlangıcı (yasal faiz mi, sözleşme faizi mi)
  • Takip masrafları, harçlar, varsa vekalet ücreti
  • Ödeme yöntemi (icra veznesi mi, alacaklı hesabı mı) ve açıklama formatı

“Kapsam” maddesinde ise anlaşmanın hangi borçları bitirdiği açık yazılmalıdır. Özellikle aynı alacaklıya ait başka dosyalar, kefil borcu, kambiyo senedi, ipotek gibi yan ilişkiler varsa “hariçtir” veya “dahildir” diye tek tek ayrılmalıdır.

Haricen tahsil, ibra, feragat, takipten vazgeçme farkı

Uygulamada birbirine karışan dört kavram var:

Haricen tahsil, alacaklının borcu icra dışında tahsil ettiğini icra dosyasına bildirmesidir. Bu beyan dosyanın kapatılmasına yol açabilir; ayrıca tahsil harcı yönünden sonuç doğurur.

İbra, maddi hukuk anlamında borcun sona erdirilmesidir. “Borç tamamen ödendi, karşılıklı ibra ettik” gibi net bir irade gerekir. Vekil imzalayacaksa ibra için de özel yetki aranır.

Feragat, bir davada davacının talep sonucundan vazgeçmesidir. HMK m.307 feragati bu şekilde tanımlar. İcra dosyasıyla bağlantılı bir dava (itirazın iptali, menfi tespit gibi) varsa önem kazanır.

Takipten vazgeçme ise alacaklının o icra takibini sürdürmemesidir. Her zaman “alacaktan vazgeçme” anlamına gelmez. Harç boyutunda Harçlar Kanunu m.23 kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Hacizlerin kalkması için icra dosyasında yapılacak işlemler

Protokolün dosyaya sunulması ve alacaklı beyanı

Sulh protokolü imzalandıktan sonra ilk pratik adım, protokolün icra dosyasına sunulmasıdır. Bu sunum, alacaklı vekili veya borçlu tarafından fiziken yapılabileceği gibi UYAP üzerinden de gönderilebilir. UYAP Avukat Portal ve Vatandaş Portal, icra dosyalarına evrak sunma ve dosya işlemlerini takip etme açısından temel kanallardır.

Ancak protokolü dosyaya koymak tek başına yeterli olmayabilir. Hacizlerin kalkması ve dosyada “bekleme” sağlanması için çoğu dosyada alacaklının açık beyanı gerekir. Bu beyanın muğlak olmaması önemlidir. “Sulh olduk, gereği yapılsın” yerine şunlar net yazılmalıdır:

  • Hangi icra dosyası (esas numarası) için geçerli olduğu
  • Dosyada hangi işlemlerin yapılmaması istendiği (örn. yeni haciz, satış talebi)
  • Hangi hacizlerin hangi aşamada kaldırılacağı (banka, tapu, araç, maaş haczi gibi)

Haczin fekki talebi ve müdürlük işlemi

Hacizlerin fiilen kalkması için genelde icra müdürlüğüne haczin fekki talebi verilir. Müdürlük, talebe göre UYAP’ta haciz kaydını pasife alır ve ilgili yerlere fek müzekkeresi yazar. Uygulamada bu yazılar bankalara, tapu müdürlüğüne, trafik tescile ve maaş haczinde işverene gidebilir.

İcra teşkilatında kayıt, evrak ve yazışmaların UYAP ortamında yürütülmesi, sürecin hızını doğrudan etkiler. Bu yüzden “dosyada fek görünüyor” ile “kurum kayıtlarında şerh kalktı” her zaman aynı gün olmayabilir.

Alacaklı vekili yazı vermiyorsa başvuru ve şikayet yolu

Alacaklı vekili fek yazısı vermiyorsa önce ödeme biçimine bakılır. Ödeme icra dosyasına yapılmışsa, tahsilat makbuzları ve dosya bakiyesi üzerinden müdürlükten fek işleminin yapılması istenir. Müdürlük açık bir talebe rağmen işlem yapmaz veya geciktirirse, icra dairesinin işlemlerine karşı şikayet yolu gündeme gelebilir. Şikayet, kural olarak öğrenmeden itibaren 7 gün içinde yapılır; bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması halinde ise her zaman şikayet edilebileceği kabul edilir.

Ödeme haricen yapıldıysa (alacaklı hesabına) ve alacaklı buna rağmen fek vermiyorsa, sorun çoğu kez “icra işlemi”nden çok protokolün ifasına ilişkin bir uyuşmazlığa dönüşür. Böyle durumlarda protokolün ilam niteliğinde belge haline getirilmiş olup olmadığı (mahkeme sulhu, düzenleme şeklinde noter senedi gibi) ayrıca değerlendirilir.

Taksitli sulhta haciz ne zaman kaldırılır, protokolde nasıl düzenlenir?

İlk taksitte kaldırma mı, tamamen ödemede mi?

Taksitli sulhta en kritik karar şudur: Hacizler ilk taksitte mi kalkacak, yoksa borç tamamen bitince mi? Hukuken protokol bu konuda taraflara geniş hareket alanı verir. Pratikte ise alacaklı, teminatı tamamen kaybetmek istemez; borçlu da günlük hayatı kilitleyen blokelerin (özellikle banka e-haczi) kalkmasını ister.

Bu yüzden en sık kullanılan yöntem, kademeli fek düzenidir. Örneğin ilk taksit ödendiğinde banka blokelerinin kaldırılması, fakat tapu haczi veya araç şerhi gibi daha güçlü teminatların “son taksit ve tüm fer’iler ödenince” kaldırılması kararlaştırılabilir. Şart cümlesi somut olmalıdır: “İlk taksit icra veznesine yatırıldığı gün” gibi.

İcra dairesinde taksitle ödeme taahhüdü verilmesi halinde, kanunun aradığı şartlarda icra işlemleri durur ve satış isteme süreleri de işlemeyebilir. Bu çerçeve, protokolün dosyaya nasıl yansıtılacağını da etkiler.

Temerrüt, muacceliyet ve protokol bozulursa sonuçları

Protokolde temerrüt maddesi “bir gün gecikmede bozulur” gibi sert yazılınca, küçük bir aksama bile dosyayı tekrar hızla haciz ve satış aşamasına taşır. Daha dengeli bir metinde genelde gecikme için kısa bir ek süre, ödeme kanalındaki teknik sorunlar ve bildirim usulü netleşir.

Muacceliyet (kalan borcun bir anda istenebilir hale gelmesi) kararlaştırılacaksa, hangi tutarın muaccel olacağı açık olmalıdır: “kalan anapara + işlemiş faiz + masraflar” gibi. Protokol bozulduğunda uygulamada alacaklı, icra takibine kaldığı yerden devam etmek ister ve hacizli malların satışı gibi adımlar yeniden gündeme gelebilir.

Masraf, harç ve vekalet kalemleri nasıl ele alınır?

Taksitli sulhta “ana para” konuşulup masraf, harç ve vekalet ücreti yazılmadığında, dosya kapanma aşamasında sürpriz bakiye çıkar. Protokolde şu iki nokta mutlaka net olmalı:

1) Toplam sulh bedeline icra masrafları, faiz ve vekalet ücreti dahil mi, hariç mi?
2) Ödemeler icra dosyasına mı yapılacak, haricen mi yapılacak?

Ödeme icra dosyasına yapılıyorsa 492 sayılı Harçlar Kanunu’ndaki icra harçları (tahsil harcı gibi) devreye girebilir. Protokolde “tahsil harcı ve masraflar kimde kalacak” cümlesi, dosyanın gerçekten kapanmasını kolaylaştırır.

Banka e-haczi ve hesap blokesi sulh protokolüyle kalkar mı?

Bankaya gönderilecek fek yazısı ve UYAP kaydı

Banka e-haczi ve hesap blokesi, icra dosyasındaki haciz talebinin bankaya elektronik tebligatla ulaşmasıyla fiilen etkili olur. Sulh protokolü imzalanması, kural olarak bankadaki blokenin kendiliğinden kalktığı anlamına gelmez. Blokenin kalkması için icra dosyasında haczin fekki yönünde işlem yapılması ve bankaya fek yazısının gönderilmesi gerekir.

Uygulamada bankalar, kendi sistemlerinde blokeyi kaldırmak için genellikle icra müdürlüğünden gelen fek kaydını esas alır. Bu nedenle “protokol var” demek yerine, dosyada fek işleminin yapılıp yapılmadığını ve evrakın bankaya iletilip iletilmediğini dosyadan kontrol etmek önemlidir. Dosya tarafıysanız bunu UYAP Vatandaş Portal üzerinden de takip edebilirsiniz.

Kısmi ödeme varken blokeye etkisi

Kısmi ödeme yapılmış olsa bile, icra dosyasında borç bakiyesi devam ediyorsa banka blokeyi tamamen kaldırmayabilir. Çoğu senaryoda iki seçenek öne çıkar:

  • Blokenin aynen devam etmesi: Protokolde “tam ödeme sonrası fek” kararlaştırıldıysa sık görülür.
  • Kısmi fek veya miktar güncelleme: Belirli bir ödeme sonrası blokeye konu tutarın düşürülmesi isteniyorsa, bunun protokolde açık yazılması ve icra dosyasına buna uygun talep verilmesi gerekir.

“İlk taksitte blokeler kalkacak” denilecekse, hangi hesap türleri (vadesiz, vadeli, yatırım) ve hangi banka/şubeler için geçerli olduğu netleşmelidir.

Bloke kalktıktan sonra kontrol edilmesi gerekenler

Bloke kalktı dendiğinde dosya kapanmış gibi davranmak hataya yol açabilir. Şunları kontrol edin:

  • Aynı dosyaya bağlı başka bankalarda blokelerin devam edip etmediği
  • Hesaplarda “haciz” kaydının silinip silinmediği ve kart, fast/havale gibi kanallarda kısıt olup olmadığı
  • Protokolde kararlaştırılan tarihe rağmen fek yazısının bankaya geç ulaşıp ulaşmadığı (bazen aynı gün, bazen birkaç iş günü sürebilir)

Bir bankada kalkıp diğerinde devam eden blokeler, çoğu zaman “fek yazısının tüm bankalara gitmemesi” veya talepte bankanın doğru seçilmemesi gibi teknik nedenlerden çıkar.

Maaş haczi sulh sonrası nasıl durdurulur veya azaltılır?

İşverene gönderilecek yazı ve kesinti zamanlaması

Maaş haczinde en sık yanlış beklenti şu olur: “Sulh protokolünü imzaladık, bu ay kesinti durur.” Uygulamada kesintinin durması için işverenin elinde mutlaka icra müdürlüğünden gelen resmi bir yazı olması gerekir. Protokolün kendisi işvereni bağlayan bir “fek” belgesi değildir.

Bu yüzden sulh sonrası hedef, icra dosyasına maaş haczinin fekki veya “kesintinin durdurulması” talebinin verilmesi ve icra müdürlüğünün işverene yazı göndermesidir. Kesinti zamanlaması da bordroya bağlıdır. Bordro kapandıktan sonra gelen yazılarda, o ayki kesinti bazen yine yapılır. Sonraki ay düzelir. Bu durum özellikle ay ortasında sulh yapıldığında sık görülür.

Kesintinin “azaltılması” isteniyorsa, bunun da yine dosyada alacaklı beyanına ve müdürlüğün işverene yazacağı yeni talimata bağlı olduğunu unutmayın. İşveren, eski haciz yazısı dururken kendi inisiyatifiyle oran değiştirmeye genelde yanaşmaz.

Birden fazla dosyada sıraya etkisi

Bir işverende birden fazla maaş haczi dosyası varsa, sulh ile bir dosyanın kesintisi durduğunda sıradaki dosya devreye girebilir. Yani borçlu açısından “toplam kesinti” her zaman aynı gün sıfırlanmayabilir. Hangi dosyanın önce geldiği, hangi dosyada ödeme veya fek yapıldığı ve işverenin sırayı nasıl tuttuğu sonucu belirler.

Bu nedenle protokol hazırlanırken yalnızca tek dosyayı değil, aynı işverene giden diğer haciz yazılarını da dikkate almak gerekir.

İcra dairesi ve işveren tarafında sık gecikmeler

Gecikmenin iki kaynağı olur: icra dairesindeki yazışma yoğunluğu ve işverenin bordro süreçleri. İcra müdürlüğü yazıyı hazırlasa bile tebligatın ulaşması zaman alabilir. İşveren tarafında ise yazı muhasebeye geç düşebilir veya “ıslak imzalı, resmi yazı” beklentisiyle bekletilebilir.

Bu yüzden sulh sonrası kontrol listesi basittir: Dosyada fek talebi işlendi mi, işverene yazı çıktı mı, işveren yazıyı aldı mı, bordro dönemine yetişti mi. Bu dört adım netleşmeden “maaş haczi durdu” demek erken olur.

Tapu haczi ve araç şerhi sulh sonrası nasıl kaldırılır?

Tapu müdürlüğü yazısı ve şerh fek işlemi

Tapu haczi, protokol imzalanınca kendiliğinden silinmez. Tapu kaydındaki haciz şerhinin kalkması için icra dosyasında haczin fekki (terkin) yönünde işlem yapılması ve tapu müdürlüğüne bunun bildirilmesi gerekir. Uygulamada bu, icra müdürlüğünün tapuya yazdığı fek müzekkeresi ile yürür.

Protokolde “tapu haczi ilk taksitte kaldırılacak” deniyorsa, bunun icra dosyasına açık talep olarak yansıması şarttır. Ayrıca tapudaki haciz, sadece o dosyaya aitse kalkar. Taşınmaz üzerinde başka dosyalardan veya başka kurum/kişilerden haciz varsa, o şerhler yerinde kalır.

Araç haczi ve trafik tescil şerhinin kaldırılması

Araç üzerindeki haciz ve yakalama gibi kayıtlar da protokolle otomatik kalkmaz. İcra müdürlüğünün UYAP üzerinden trafik siciline işlenen kaydı kaldırması veya ilgili birime fek yazısı çıkarması gerekir. UYAP ile Emniyet Genel Müdürlüğü araç kayıt sistemi entegrasyonu sayesinde bu işlemler elektronik ortamda yapılabilmektedir.

Araç şerhinin kaldırılma zamanı protokolde netleştirilmeli. Özellikle “satış yapılmayacak” ile “şerh kalkacak” farklı şeylerdir. Şerh kalkmadıkça satış, devir ve bazı işlemler fiilen zorlaşır.

Dosya kapandı görünüyor ama şerh duruyorsa ne yapılır?

Dosyada “kapandı” görünmesine rağmen tapu veya araç şerhi duruyorsa genelde üç sebep vardır: Fek talebi hiç verilmemiştir, müzekkere yanlış yere gitmiştir, ya da aynı mal üzerinde başka hacizler vardır.

Şu sırayla ilerlemek işe yarar:

  • İcra dosyasında ilgili haciz için fek kararı ve gönderim kaydı var mı?
  • Tapu veya trafik tarafında terkin işlemi işlenmiş mi, beklemede mi?
  • Şerh farklı bir dosyaya ait olabilir mi?

Gerekirse icra müdürlüğünden müzekkerenin yeniden yazılması veya doğru sicile yönlendirilmesi istenir. UYAP entegrasyonları olsa da, kaydın karşı tarafta işlenmesi bazen zaman alabilir.

Benzer içerikler

Bu konuyla bağlantılı diğer hukuki yazıları da inceleyebilirsiniz.

  1. İcra Borcu Taksitlendirildikten Sonra Banka Blokesi Kalkar mı?
  2. İcra Dosyasında Feragat ile Haricen Tahsil Arasındaki Fark Nedir?
  3. İcra Dosyasında Borcu Yoktur Yazısı Nasıl Alınır?
  4. İcra Borcu Yapılandırma Anlaşması Noterden Yapılmalı mı?
  5. Birden Fazla İcra Dosyası Tek Protokolle Yapılandırılabilir mi?
  6. İcra Borcu Taksitle Ödenirken Maaş Haczi Devam Eder mi?
  7. İcra Dosyasında Yenileme Talebi Ne Zaman Yapılır?
  8. Kambiyo Senedine İmzaya İtiraz Nasıl Yapılır?
  9. İcra Dosyasındaki Borç Başkası Tarafından Ödenebilir mi?
  10. İcra Takibinde Borçlu Adres Değiştirirse Tebligat Nasıl Yapılır?